Ellerini yavaşça semaya doğru kaldır ve "teslim ol"

Zahide Tosun 06 Ocak 2019 Pazar, 08:09

Teslimiyet, muhabbete dayalı bir itaat işidir. Bu itaat ve teslimiyetin sayesinde tamamlanır insan. Teslimiyet dil ile teslim oldum demenin çok daha fazlasında, zor elde edilen bir makamdır. "Hoştur bana senden gelen" dedikten sonra bir de dönüp bakıyoruz ki ardımıza, bu sadece sözümüzde kalmış. Özümüz yine sorgulayan, nedenlerin içinde boğulan, dünya rahatını ahiret rahatına tercih eden bir harabe...
Kuran kıssalarında bize anlatılan Hz. İbrahim'in teslimiyetine biz hep hayranız. O bu makamı nasıl elde etmiştir diye düşünür dururuz. Çünkü Allah-ü Teala O'na "Halilim (Dostum)" diye hitapta bulunmuş.  Allah'ın bu hitabını duyan melekler "Ya Rabbi dediler, O'nun bu dünyada malı var, evladı var, canı var... Senin nasıl dostun olacak? Rabbimiz O'nun teslimiyetini sadece meleklere değil, tüm insanlığa duyurdu imtihanlarıyla...
-Ateşe atıldığında...
-Evladını kurban etmesi istendiğinde...
-Malı ile olan imtihanında hep aynı cümleyi kurdu.
Rabbi ona: "Teslim ol" dediğinde (O:) "Âlemlerin Rabbine teslim oldum. (Bakara Suresi: 131)
Peki bizim imtihanlarımızda kulluğumuzu alemlere göstermek ve affedilmek sebebi ile değil mi?
Biz de Hz. İbrahim kadar zor olmasa da, türlü imtihanlar içindeyiz dünya hayatında...
Her verdiği sıkıntıda Rabbim bize de o fırsatı veriyor ve "teslim ol" diyor. Biz hangi cümleyi kuruyoruz???
Her şeyi elimizle düzeltme çabamız bitmeden teslim olamıyoruz biz...
"Ya Rabbi biz senin kulunuz ve biliyoruz ki bizi bu sıkıntıdan ancak sen kurtarabilirsin" diyebilecek kadar kul olduk mu? İtaatimiz ve ibadetimiz ile saygımızı ve şükrümüzü eda edebiliyor muyuz?
Ayrıca peşin hükümlüyüz de...
Bir şeyin başta hayırlı, sonra kötü olması muhtemel olduğu gibi, başta kötü sonunda güzel olma ihtimali de her zaman vardır. Bu husus Kur-an'ı Kerim'de açıkça zikredilmiştir:
"Olur ki, hoşlanmadığınız bir şey sizin için hayırlı olur. Ve olur ki, sevip arzu ettiğiniz bir şey sizin için şerli/kötü olur. İşin sonucunu, gerçeğini Allah bilir, ama siz bilemezsiniz."(Bakara,216)
Biz bilemeyiz bazen, neden bu sınava tabii tutuluyoruz diye hayıflanırız... Çünkü Rabbimiz sevdiğini kendine yakın etmek için imtihanlar, hastalıklar, sıkıntılar verir. Kul zayıf olduğu anlarda teslim olur, itaat ve ibadetle Allah'a yakınlaşır. Dua ile el açar... Sınava hep hazır olanların hali ne güzeldir... Rabbim bu derdi bana sen verdin dermanı da sendedir diyebilmek, sözlerin içinde isyan, sorgulama ve şirk olmadan teslim olmak...
Teslim olmak, ve Allah'ı o derdine memur etmek...
Teslim olmak, işinde Allah'ı vekil tayin etmek...

Hakiki teslimiyet, kader tecellisini rıza ile karşılamak, başa geleni, içinde ve dışında bir değişiklik meydana gelmeden kabullenmek ve meydana gelecek olan neticeye gönül hoşluğu içinde boyun eğmektir...

Öyleyse,
Şimdi sorgulamaları bir kenara bırak, ellerini yavaşça semaya doğru kaldır ve teslim ol...
Çünkü Rabbin seni imtihan etmek için seçti.