Beşikten mezara ilim...

Zahide Tosun 09 Eylül 2018 Pazar, 07:20

Eylül ayının gelişiyle tatlı bir telaş başladı alemde... Okul yolları, ilim kapıları açıldı.

İlmin hedefi, gayesi insanı süslemek ve olgunlaştırmaktır. Dünya ve ahiret ile ilgili ilimler ile kendimizi süslemeli ve iki cihan saadeti ile nasiplenmeyi niyaz etmeliyiz.

Faydalı ilmin peşine düşmeli, faydası olmayan boş ilmin cehaleti yok etmediğini bilmeliyiz. İlim kendini bilmek ve tanımak olunca, Allahü Teala'nın ilk emri olan "oku" sözü ile önce kendini bilir ve okur insan.

İlk emri yerine getirerek Rabbimizin, kıymeti hiçbir şeyle mukayese edilemeyen hoşnutluğunu kazanmak vardır. Bu sebeple bizim okumaya ve öğrenmeye aşık olmamız icabeder.

Okudukça ilmi kendisine bir rehber edinir ve ihtiyaçları doğrultusunda talim ve terbiye ile süslenmeye başlar insan. Boş ve fayda vermeyen işlerden uzaklaşır. Ve öğrenmediği her anı zararda sayar...

Öğrenmek edep elbisesi giymenin diğer adı gibidir. İnsan öğrendikçe ve öğrendiği ile amel ettikçe, ruhunu güzelleştirir. Edep ile kuşanır. Başına gelen her türlü sıkıntı ve musibette dayanıklılığı artar. Allah'tan gelene rıza göstermenin kolaylığı ile imtihanı sabır ile atlatır. Çünkü bilir ki Rabbi onunla beraberdir.

Günümüz şartlarına doğru dönersek, ilim yuvaları öyle çok ki önümüze açılan...

Eski zamandaki gibi bir harf öğrenmek için dağlar, çöller aşmıyoruz artık. Muallim ve kaynak bulmakta da zorlanmıyoruz. Teknolojinin evlerimize girmesiyle kolaylaşan dünyada, kolaycı bir insan olduk ve kolaycı bir nesil inşa etmeye başladık. Eğitimin ailede başladığı, çocuğun sorarak öğrendiği ortamların yerini, aileye sormak yerine artık yavaş yavaş googlea danışarak faydalı ve zararlı hertürlü bilgiyi edinen, tuşlarla iletişime geçmekten ailesiyle iletişime geçemeyen bir nesile bırakmaya başladık.

Faydalı ve zararlı bilgi derken bilginin zararlısı da mı olur? Evet. Sözün, ilmin, bilginin, ekmeğin, aşın zehirlisi de olur. Biz organik beslenmeye önem verip temiz sofralar ve yiyeceklerle bedenlerini temiz tutmaya gayret ederken, temiz bilgiler ile zihinlerini ve ruhlarını da temiz tutmaya gayret etmeliyiz evlatlarımızın. Onlara öğreteceğimiz güzel hasletlerin etkili olması için, önce kendimizi ilim deryasının içine daldırmalı ve kana kana içmeliyiz. Ta ki ruhumuz, bedenimiz şeffaf bir hal alana kadar...

Tahammül ve sorumluluk oksijenini içimize çekene kadar. Önce zamanı tanıyıp, bilip, kendimizi ve neslimizi zamanın derinliklerine dalsa da boğulmadan kurtulabilecek kadar iyi yüzebilmeyi öğretmeli.

Eğitimin sadece okulda değil, her yerde her ortamda verilebileceğini bilmeli, bizim ilgilenmediğimiz, vakit ayırmadığımız her an nefessiz kalan evlatlarımızın dünya denilen deryaya savunmasız olarak daldıklarını unutmamalıyız.

Onlar için cankuran olmaya kendimiz ve neslimiz ile ahirette Allah'ın karşısında emanete sahip çıkan olarak anılmaya ve bir günü diğeriyle aynı olan olmamaya gayret etmek niyazı ile...

Yeni bir eğitim, öğretim ve öğrenim dönemine Bismillah...