Kolayı varken

Yaşar KURU 26 Ağustos 2017 Cumartesi, 09:26

Çocukları ile çeşitli oranlarda çatışmalar yaşayan ebeveynleri izlediğimizde, onların çocuklarına olumsuz duygu doğuracak çağrışımlarla yaklaştıklarını görüyoruz.
Çocuk yetiştirme konusunda;
İstesek de istemesek de, bizi kuşatan kültürümüzün doğrularından olduğu gibi, yanlışlarından da etkileniyoruz. Ve bu etkilendiklerimiz zamanla bizim "doğrularımız" ve vazgeçilmezlerimiz haline geliyor.
Genel anlamda kültürümüzü gözlemlediğimizde;
- Hataların, yanlışların bulunup buluşturulması, 
- Yanlışlara, hatalara vurgu yapılması, 
- Olumsuzluklar konusunda uyarılarda bulunmak üzerine kurgulanmış bir "çocuk yetiştirme" yönteminin bir adım öne çıktığına tanık oluyoruz.
Örneğin;
- Hayır, cızzz.
- Oraya gitme, yanarsın.
- Öyle konuşma, çok ayıp.
- Kaşık öyle tutulmaz... Gömlek öyle giyilmez... Yazı öyle yazılmaz... 
- Sigara öldürür...vs.
Oysa bunun yerine, yani olayların olumsuzluklarına, yanlışlarına değil de "doğrularına" atıflar yapılmış olsa, çocukların kurallara uymaları çok daha yoğun olur.
Ayni örnekler üzerinden gidersek;
- Bak bak bak, bu çok güzel.
- Şuraya gidersen çok sevinirsin.
- Şöyle konuşursan çok sevimli olursun.
- Kaşık şöyle de tutulabilir... Gömlek şöyle de giyilebilir... Yazı şöyle de yazılabilir.
- Sigara içmemek, çok sağlıklı olmak demektir.
Çocuğa yanlışlar üzerinden vurgu yapıldıkça;
- Sizi duymama eğilimi kazanabilir.
- Bakışlarını sizden kaçırmayı seçebilir.
- Sözlerinize itibar etmeyebilir... Bunlar kuvvetle muhtemeldir.
Çocuğunuza;
- Güven kazandırmak istiyorsanız,
- Onun, kendisini saygın biri olarak algılamasını istiyorsanız,
- Ona, onurlu biri olduğunu hissettirmek istiyorsanız, yapmanız gereken şey çok basittir.
Şöyle ki, onun;
- Yanlışlarını yakalamaya,
- Hatalarını düzeltmeye,
- Eksiklerini bulmaya odaklanmayı terk etmeniz gerekir. Bunun yerine ona; o an için göremediği "doğruları" işaret etmeniz çok daha karlıdır. Onun sempatisini kazanmanıza sebep olur.