Sevdiğini kaybetmek!

Sümeyye Kayaaltı 13 Eylül 2018 Perşembe, 07:12

Tam 4 ay 10 gün oldu...
3 kişiyken, ne zor 2 kişi kalmak.
İddet müddeti oluyor bu 4 ay 10 gün.
Kur-an'ı Kerim'in Bakara Suresi'nin 252.ayetinde geçiyor.
Farz değil, vacip olan; yapılsa daha iyi olacak, kazandıracak ibadetlerden.
Ki kendi fikrimce herkesin yapabileceği, dayanabileceği bir şey değil.
Sadece zaruri hallerde yani hastalıkta ve önemli işlerinde dışarı çıkabiliyorsun.
Belki bazılarına saçma gelebilir.

Veya "bu zamanda bu kadarı da olur muymuş" diyebilirler.

Yalnız iman etmiş kişiler iseniz...

Bunu içinizden bile geçiriyorsanız lütfen dile getirmeyin.

Yapamayabilirsin ama inkâr etmek, alaya almak olmuyor.
Çünkü başbakan emretmemiş, Allah emretmiş.
Niçin erkeklere değil de kadınlara diye söylenip...
Haksızlık diye de düşünenler olabilir.
Ama unutmayın, boşuna dememişler "Annelerin ayaklarının altında cennet vardır" diye. 
Yani dinimiz kadınları el üstünde tutun; koruyun, kollayın ve kırmayın diyor.

***
Zor, çok zor...
Sevdiğin birini kaybetmek.
Kanatları kırılıp uçamayan kuşa benziyorsun. 
Bir gün önce varken, sonra birden yok oluyorsun.
İnsanın beyninin bunu algılaması, kabullenmesi seneler bile alabiliyor.
Çünkü acının tarifi yok.
Hele bunu anlatmaya dilin bile varmıyor.
Hayatın öğrettiği zorluklardan biri de ölüm.

Her zaman "beterin beteri vardır" derler ya,
Etrafımıza baktığımızda nice kötü hayatlar, berbat durumlar görebiliriz.
Örnek olarak yeni evlenen ve 4 ay sora şehit olan bir eş...

Üstelik bebek bekleyenler de var.
Eşiyle çektirdikleri fotoğrafları şimdi tek başına çektirmiş. 
Her karesi yürek dağlıyor.
Bizler bakarken bile içimiz sızlarken,
O, bu hayatı yaşarken nasıl hissediyordur acaba?
Allah sevdiklerini kaybedenlere sabırlar ihsan etsin...