Rızkı veren mevladır, en iyisi oturalım!

Sümeyye Kayaaltı 08 Temmuz 2018 Pazar, 08:22

Takvimin bir köşesinde okumuştum.

Kısaca bahsetmek istiyorum;

Dervişin biri ormana gezerken ayaksız bir tilki görmüş,bu hayvan nasıl yaşıyor diye merak edip beklemiş.

Bir süre sonra aslan ağzında bir yiyecekle çıka gelmiş, tilkiye vermiş.

Bu süreç akşama kadar devam etmiş.

Derviş şaşırmış...

Allah tilkiye yattığı yerden rızık veriyorsa bana niye vermesin diye oturmuş bir kenara.

Beklemiş, beklemiş, ne gelen var ne de giden.

Gaipten bir ses işitmiş "Ey insan! Sen kendini ayaksız bir tilkiye benzeterek niçin miskin miskin oturursun? Haydi kalk! Kendi rızkını kendin kazan..."

Bana göre çok anlamlı bir kıssa.

Bizlere,yaşadığımız hayatta birtakım durumları, kişileri hatırlatıyor.

Bazı adamlar(!) görüyorum.

Evlerinde yiyecek ekmek yok, sırf o pis gurur için çalışmak isteyen eşlerini çalıştırmıyorlar.

Neymiş...

Kadın çalışamazmış.

Sadece evde çocuklarına bakarmış...

Evine hizmet edermiş...

Yok öyle bir şey kardeşim.

Boş boş konuşma!

Uygun yer ve zemini hazırladıktan sonra...

Sana yardım elini uzatan eşini boş çevirme.

Sen derviş gibi evde oturur, rızkı veren Mevla'dır diye beklersen...

Daha çok bekler, sürünürsün.

Evet, rızık Allah'tan, ama boş durmayacaksın!

Yok, sen bu kafayla devam edersen, otur abicim evde!

Belki Mevla sana rızkını(!) boş boş otururken verir!

***

Teyzeciğim oturabilir miyim?

Geçenlerde...

Otobüste giderken aklıma,

Büyüklere saygı ile ilgili yazdığım yazı geldi.

Ama gördüğüm manzara karşısında işlerin daha da vahimleştiğini farkettim.

Babaanne ile dede ve 5-7 yaşlar arasında iki torun.

Otobüs kalabalık ve teyzeler çoğunlukta.

Bazıları da ayakta...

Babaanne olan teyze ise torununu oturtmuş koltuğa, "Kusura bakmayın" kalkamaz diyor;

Dede ise tasdikliyor, üstüne birde laf söylüyor.

Seviyor olabilirsiniz ama yaptığınız davranış çok yanlış!

O çocuk büyüyecek ve bir gün öğrendiklerini söz olarak değil, davranış olarak gösterecek.

Ve bu, nesiller boyu yayılacak.

Sonra ise toplum olarak azcık kalan saygımız,düşünceli olmamız yok olacak.

***

Demek ki çocuklarımızın, gençlerimizin bazı eksiklikleri ve yanlış davranışları onlara yol gösteren büyüklerden kaynaklanıyor.

Boşuna "çocuğun terbiyesi daha beşikte, küçükken başlar" diye dememişler...

O yüzden kaç yaşında olursak olalım,

Gençlerimizi, çocuklarımızı toplumun ahlakına, kuralına göre yetiştirmeye bakalım.

Yoksa o ateş hepimizi,

Otobüste gördüğüm gibi torununu sevdiğini iddia eden ananeleri, babaanneleri, dedeleri de vuracak, yakacak.

Haberiniz olsun...