Bir yastığa baş koymuş 50 yıllık sevdalara...

Sümeyye Kayaaltı 05 Ağustos 2019 Pazartesi, 07:00

Nikâh töreninde, memurun hastalıkta ve sağlıkla bir ömür mutluluğa evet diyor musunuz lafı şu dönemde biraz da olsa 'hava' da kalıyor.

Eski dönemde yaşamış ve halen evli olan annane- babaanne-dedelerimize baktığımızda,

Devrin çok farklı olduğunu görüyoruz.

Verilen sözlere ihanet etmeden zorluğa birlikte baş koyan, başkasını görüp de eşini beğenmeyenler 50 yıllık 'sevda'lara dahil olamaz.

Kime sorarsak soralım, yaşı 50'in üzerinde olanlar hayatlarında hep bir acı çekmiş ama buna rağmen hiçbir zaman pes etmemişler.

Birbirlerine karşı sevgi ve saygılarını kaybetmemişler.

Şimdikilerin,

Havasından mı suyundan mı böyle oluyordediğimizde,

Artık buna cevaben 'devir' den diyeceğiz.

Annesine, davalarla ilgili olarak dert yanan bir avukat tanıdığımız;

Evlilikten soğuduğunu, önüne gelen 10 dosyadan 8'inin boşanma olduğunu söylüyor.

Çok acı bir tablo...

Bir de bu işin tam tersi var...

Ne kadar boşanan varsa, ondan daha fazla evlenen var.

Boşanmak için evlenmiyoruz dedikten sonra en ufak bir pürüzde hemen mahkemeye koşanlar, kapısından iki yabancı gibi ayrılıyor.

Bu konu hakkında yine evlilikleri yıllanmış, artık bir göz hareketinden bile birbirlerini anlayan yaşlılarımıza sorduğumuzda,

'Tahammülsüzlük var kızım' diyerek cevap alıyoruz.

Her zaman büyüklerimizin dediği gibi, Allah hayırlı insanlarla karşılaştırsın.

Yanlış kararlar vermeye yeltendiğimizde, elimizden tutan bir büyüğümüz olsun ki doğru yolu bulalım.

Kimse üzgün olmasın, ayrılmasın, harap olmasın...

Mutlu, mesut huzur içine olunsun...

Ailenin temel taşları oluşurken birbirine hoşgörü ile davranan, anlayışlı, bağırmayan, dövmeye kalkan çiftler olmasın ki, ana-babasına, devlete merhametsiz, her şeyi savuran evlatlar yetişmesin...