Ülkesinde şehit verdiklerimiz bu acıya neden tepkisiz kalıyor?

Süleyman Turunç 13 Şubat 2020 Perşembe, 06:00

Esad Rejimi'yle savaş halindeyiz.

Bir haftada 13 şehit verdik.

Ne için?

Sınırlarımızı korumak ve bölgedeki göç hareketini düzene sokmak. Hepsi bu...

***

Hükümet, her fırsatta Suriye'nin toprak bütünlüğünü savunduğunu söylüyor.

Yani...

İdlib veya Suriye'nin başka bir şehrini sınırlarımıza dahil etme niyetimiz yok.

Zaten farklı bir düşüncemiz olsa, tüm dünyayı üzerimize çekeriz!

Tek gaye;

Esad'ın mezhepsel baskısından sivilleri korumak ve ülkelerinde özgür bir şekilde yaşamlarını sağlamak.

İşte bu sebepten Mehmetçik yaban ellerde şehit düşüyor.

***

Suriye'den gelen her şehit haberinin ardından aklıma şu soru düşüyor:

'Kapımızı açtığımız, ekmeğimizi bölüştüğümüz 5 milyona yakın Suriyeli, neden sıra acılarımıza geldiğinde ortak olmuyor?'

İstanbul'da kaydı olmayan Suriyelileri, kayıtlı oldukları şehirlere gönderirken pekâlâ bir anda yekvücut olup tepkilerini dile getirdiler.

Demek ki böyle bir potansiyelleri var.

Peki, ama neden Türk askeri ülkelerinde şehit düştüğünde, ellerinden düşürmedikleri telefonlarıyla tek bir geçmiş olsun mesajı dahi yazmıyorlar?

***

Misafirlikten ev sahipliğine geçme sürecinde olan bu insanlar artık iyice bir düşünmeli.

Milli hassasiyetin bu derece yerlerde gezmesi, insanı yurtsuz da yapar dostsuz da!

Çünkü;

Hayatı sadece yeme, eğlenme ve üreme alanı olarak görmek, insanlara has bir yaşam biçimi değildir.

***

Şimdi tüm bu yazdıklarımdan sonra, konuyu ırkçılığa çekenler de olabilir.

Bursa'ya ilk gelen Suriyeli aileye destek için haber yapan ben,

acıları taze olan bu insanları halen daha her ortamda savunur dururum.

Fakat...

Doğruları da görmezden gelmek olmaz.

Argo tabirle; kıyakçılığın sonu ayakçılıktır!

Mevcut tablo, artık siyaset ve mazlum edebiyatından çok; sosyolojik bir problem halini aldı.

***

Suriye'de iç savaş 2011 yılında başladı.

O tarihten beri de ülkemize peyderpey geldiler.

Artık...

Adaptasyon ve rehabilitasyon süreci tamamlandı.

Üzerlerindeki ölü toprağını kaldıracak olan da yine kendilerinden başkası olamaz.

Aksi halde, gün gelir sabırlar tükenir ve;

"Ülkende yanan ateşe artık bir el de sen at kardeş" derler...

Artık denmesi gereken de zaten bu değil mi?

BARIŞ SELFIE'Sİ

Büyük çekişmelere sahne olan CHP Bursa İl Kongresi'nden zaferle ayrılan İsmet Karaca, dün Hüseyin Akkuş'tan görevi devraldı.

Dünden kalan fotolardan biri ise dikkat çekiciydi.

Mudanya Belediye Başkanı Hayri Türkyılmaz ve Nilüfer Belediyesi eski başkanı Mustafa Bozbey, uzun süredir bir araya gelmemeye özen gösteriyorlardı.

CHP Keles Belediye Meclis Üyesi Sedat Akar'ın sosyal medya hesabından yayımladığı fotoğrafta ise iki dargın isim aynı karede görüldü.

Mustafa Bozbey, İsmet Karaca ile zafer selfie'si çekerken, fotoğrafta Hayri Türkyılmaz da yer aldı.

Yani bu selfie aradaki buzların bir nebze olsun eridiğinin belgesi oldu.

Yeni İl Başkanı Karaca, parti içerisinde bir bütünlük sağlayabilir mi onu zaman gösterir.

Ancak...

Daha şimdiden CHP'nin iki ağır ismini bir araya getirmeyi başardı.