Süleyman Turunç 22 Kasım 2019 Cuma, 06:50

Bu ismi nerde duysak aklımıza; kameranın kadrajına girmeyen trambolinin yardımıyla havada süzülen Cüneyt Arkın gelir.

Nasıl unutulur ki o sahneler...

Savurduğu tek kılıç darbesiyle, bir düzine adamı yere sermesi hayrete düşürür,

Okların hedefi olup ölmemesi ya da surlardan atlayıp yoluna devam etmesi 'bu kadarına pes' dedirtirdi.

***

1972'den 1978'e kadar serinin 7 filmi çekildi.

Akla mantığa sığmayan bu filmler, Osmanlı'nın savaş meydanındaki başarılarına da dolaylı yoldan alaycı bir yaklaşım getirdi.

Halbuki...

Böyle saçma senaryolar, tarih boyunca kayda değer bir kahraman çıkaramamış Batı dünyasına aittir!

***

Bu absürt karaktere hayat veren kişi gazeteci Rahmi Turan'dır.

Meslek büyüğümüz, Kara Murat'ta olduğu gibi başında bulunduğu veya kurduğu pek çok gazetenin tirajını da uçurmuştur.

Mesela 1999'a kadar yayımlanan Tan Gazetesi...

Rahmi Turan, kadın bedenini metalaştıran bu pornografik paçavranın kurucusu apoletini omzunda taşımaktadır.

Başında olduğu diğer gazetelerde de 1. sayfanın sağ üst köşesi ve arka kapak hep cinsel objelerle süslenmiştir.

Bol satış rakamlarını; ahlak dışı ve içeriği boş haberlerle elde edince, diğer gazetelerin de yayın politikalarının içine edilmesine zemin hazırlamıştır.

***

Kara Rahmi Turan yaklaşık 6 yıldır Sözcü Gazetesi'nde 'Tokmak'çılık yapmaktadır.

O tokmak önceki gün öyle bir şey ortaya attı ki, Türkiye 'ekonomi ve güvenlik' gibi gerçek gündemlerinden bir anda uzaklaştı.

Tokmak Rahmi Abi; 'Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, CHP liderliği için parti içinden önemli bir ismi kışkırttığını' kesin bir dille yazdı.

Fakat...

Sırf çok okunmak için hem Cumhurbaşkanı'na hem de CHP'lilere çamur attığını geç fark etti.

Baktı ki kuyuya attığı taş ortalığı karıştırdı, 'Kaynağım işini kaybetmesin diye Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşen ismi unutmaya söz verdim' deyip işin içinden sıyrılmaya çalıştı.

***

Yahu...

Yazdığı yazının asparagas olduğu zaten 'Bahsi geçen CHP'li ismi aramama rağmen ulaşamadım' ifadesinden belliydi.

Eski zamanlarda yaptığı bir taktik olsa gerek.

Ama artık akıllı telefon diye bir şey var Tokmak abi...

Mesaj var, sosyal medya var...

Ya da...

'Muhatabına bilgiyi doğrulatana kadar yazıyı bekletmek' gibi etik bir kural var!

***

Referans gazeteciliğini, bulvar gazeteciliğine karşı mağlup ettiren bu Kara Tokmak abi, mesleğimizin imajının yerlere düşmesine katkı sunanlardandır.

Onun için, elde ettiği tüm başarıların benim nazarımda bir değeri yok.

Hayat bu ya,

80 yaşına kadar sanal başarılarla gününü gün et, sonra kendi kaleminden çıkan bir yazıyla tüm itibarın silinsin.

İlahi adalet bu olsa gerek...