Cuma hutbesinde neden Atatürk'ün ismi geçmedi?

Süleyman Turunç 31 Ağustos 2019 Cumartesi, 07:30

Dün Cuma namazına gidenler, camilerde günün önemine binaen 30 Ağustos zaferiyle ilgili bir hutbe dinledi.

Hutbede, Büyük Taarruz'un tüm stratejisini belirleyen Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün adının geçmemesi ise büyük tepkiye neden oldu.

Konuyla ilgili Bursa İl Müftüsü İzani Turan ile görüştüm.

Hutbelerin Türkiye'nin her yerine Diyanet İşleri Başkanlığı'ndan geldiğini belirten Turan şu ifadeleri kullandı:

"Bu milleti ikiye böldürmeyelim. Ben Bursa'nın müftüsü olarak Atatürk'ün bizim en önemli değerlerimizden biri olduğunu ifade ediyorum. Bunu tartışmaya açmak doğru değil. Böyle tarihi olaylarda isimler hutbelerde geçmiyor. Söz konusu hutbede bir maksat aranmamalı. Diyanet devletin önemli bir kurumudur. Sadece din değil milletin ve devletin bekası için elinden geleni yapmaktadır. Bizim Mustafa Kemal Atatürk'le ilgili ne gibi bir sorunumuz olabilir? Netice itibariyle bu memleket için yaptıkları ortada. Küllerinden doğan bir milletin başında, bu milleti yeniden ayağa kaldırmıştır. Yapmacık sözlerle sevgi olmaz. Önemli olan yaptıklarını bu milletle paylaşmaktır. Bugün (Dün) hutbede de bir ruh oluşması adına yapılanlar paylaşılmıştır.  Bunun ötesinde başka şeyler aramak iyi niyet değil, hutbeyi sabote etmektir. Atatürk'e yönelik bir karşıtlığımız yok, olamaz da... Netice itibariyle Diyanet İşleri Başkanlığı'nın kuruluşunda Mustafa Kemal Atatürk'ün imzası var. Bu memlekete bir çivi çakmış hangi devlet adamı olursa olsun bizim bir karşıtlığımız olamaz."

Bunlar Sayın Müftü'nün sözleri.

Aslında, kendisinin de hutbenin hazırlanışında bir dahli söz konusu değil.

Belki kendisi kaleme alsa, daha farklı bir metin ortaya çıkardı.

Ben sadece Diyanet İşleri Başkanlığı'nın, Bursa'daki en üst isminin konuyla ilgili düşüncelerini sizlere aktardım.

Bence...

Diyanet, bu gibi konularda toplumun hassasiyetlerine ve tarihi gerçekliklere çok daha fazla dikkat etmelidir.

Şayet...

Daha hassas davranmadıkları takdirde, toplumdaki itibarlarının zedelendiğini belirtmek isterim.

CHP BURSA ARTIK FOKURDUYOR!

Geçtiğimiz günlerde bu sütunlardan,

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal ile İl Başkanı Hüseyin Akkuş'un HDP İl Başkanlığı'na yaptığı 'destek' ziyaretini irdelemiş ve görüştüğüm partinin ulusalcı kanadından önemli isimlerin bu ziyareti tasvip etmediğine yer vermiştim.

Ve...

Özellikle İl Başkanı Akkuş'un, görevden alınan HDP'li başkanlara verdiği desteği, neden 31 Mart Yerel Seçimleri'nde partisinin büyükşehir adayı Mustafa Bozbey'e göstermediğini sormuştum.

Fakat...

Partinin sosyal medya hesabından dahi yüzlerce eleştiri yorumu alan Sarıbal ve Akkuş, HDP'ye gerçekleştirdikleri ziyaret hakkında henüz tek kelime dahi cevap vermedi.

***

Önceki gün CHP Bursa'nın düzenlediği programda partililerin birbirine girmesi, mevcut sorunun artık ne denli bir boyuta ulaştığını gözler önüne serdi.

Yıldırım'daki Barış Manço Kültür Merkezi'nde meydana gelen kavga şöyle gelişti...

Bursa'ya gelen CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, söz konusu merkezde düzenlenen programa konuk olarak katıldı.

Konferansın soru-cevap bölümünde, listeye Mustafa Bozbey'in kontenjanından girdiği ifade edilen Yıldırım Belediye Meclis Üyesi Recep Bayram ortamı son derece gerecek bir konuşma yaptı.

İl Başkanı Akkuş'un, belediye başkan adayı Bozbey'i desteklemediğini ifade eden Bayram, 'İstanbul'daki başarının hikayesini' anlatan Kaftancıoğlu'na şöyle seslendi:

"Siz hikayenizi anlattınız. Bizim hikayemizde ise zalimler, mazlumlar bir de Hüseyin Akkuş gibi na..lar var." 

Ve ardında da gelen tepkilere öfkelenip mikrofonu fırlattı.

Bu hareket üzerine salonda partililer arasında yumruklu kavga çıktı.

Kavga o kadar şiddetli bir hal aldı ki, AS TV'de kameraman olan bir meslektaşımız bile sırf görevini yaptığı için darp edildi.

Olay yerine polis çağrılırken, Recep Bayram'ın salon dışına çıkmasıyla ortam sakinleşti.

Yaşananlar karşısında şok olan Kaftancıoğlu da salonu terk etti.

CHP'de 'tabandan gelenler' ve 'SHP kökenliler' gerilimi giderek tırmanırken, Bursa'da işin kavga boyutuna taşınmasının genel merkezde nasıl yankılanacağını ilerleyen günlerde göreceğiz.