Vicdanınızı rahatlatmak mı istiyorsunuz? Bizi arayın

Sibel Akıncı 08 Şubat 2020 Cumartesi, 07:30

Değerli okuyucular artık hepimizin elinin altında internet var. Her gün toplu taşıma kullanıyorum, herkesin elinde telefon, fotoğraf çekiyor, paylaşım yapıyor ya da bir şeyler okuyor.

Hayatımızda akıllı telefonlar ciddi anlamda yer edindi.

Hasta mıyız? Yazıyoruz internete teşhisi koyuyoruz kendimize ya da endişelenip ona göre hastaneden randevu alıyoruz.

Tiyatroya sinemaya ya da konsere mi gitmek istiyoruz? Hooop anında internetten bilet alıyoruz.

Bir mekana gittik, beğendik. Fotoğrafını çekip sosyal medyada paylaşıyoruz.

Ama hala hayvana şiddette nereye başvurabilirim diye dernek telefonu aranıyor. İnternette PDF olarak 5199 sayılı kanunun her maddesi yazdığı ve biz de sayfamızda bunları paylaştığımız halde hala bizi ne yapacağım diye arıyorlar. Hayvana şiddeti kanıtlamanın tek yolu fotoğraf ve videodur. Çekin yahu çekin ardından hemen hayvanı kurtarmak için müdahale edin. O videolar fotoğraflar olmadan biz hayvana şiddet uygulayan kişiye ceza verdiremeyiz! (Çekemedim, inanın aklıma gelmedi demeyin aklınıza gelecek, çekeceksiniz, günde 10 saat ellerden düşmeyen telefon ile asıl çekilmesi gerekeni çekeceksiniz)

Yaralı hayvan buldum imkanım yok asla alamam ne yapmalıyım diyorlar bana arayıp.

Nasıl imkanın yok, bir veteriner kliniğine can götürmek bu kadar mı zor?

Bugüne kadar bağlı bulunduğu büyükşehir belediyesinden ya da ilçe belediyesinden bir paket bile mama alamamış değerli kardeşim derneği arayıp mama istiyor hiç bir mecburiyetimiz olmadığı halde veriyoruz ve beğenilmiyor.

Ya da mamayı alıyor ama derneğin hiç bir etkinliğinde manevi destek de bulunmuyor.

Peki soruyorum nasıl olacak?

Değerli okuyucular, dernekler kimsenin vicdan rahatlatma mekanizması değildir.

Dernekler belediyeler ve gönüllüler ile iş birliği içinde çalışan ve yine gönüllülerden oluşan sivil toplum kuruluşlarıdır.

Yaralı hayvan gördüğünüzde derneği aramayacaksınız. Ya o canı özel veterinere götüreceksiniz ya da belediye bakımevine kendi ellerinizle teslim edip takibini yapacaksınız. İmkan yaratacaksınız, ben gördüm işim var yardımcı olamam siz gelin bakın, bekleyin, alın, dernek değil misiniz, işiniz bu değil mi demekle iyilik olmaz.

Dernek olmak sonsuz maddi imkana sahip olmak demek değil, bizim belediyeler gibi aracımız, maaşlı çalışan personellerimiz yok. Gönüllülerden ibaretiz.

Türkiye şartlarında hayatını devam ettirmeye çalışan sıradan vatandaşlarız, süpermen değiliz o yüzden günün belli saatlerinde çalışmaya mecburuz.

İşte bu yüzden ara sıra dernekler bazı etkinlikler aracılığıyla maddi kaynaklar yaratmak zorundadır. Derneklerin gerçek gönüllülere, çözüm sunacak, proje üretecek hayvan hakları aktivistlerine ihtiyacı vardır.

Gönüllülükle ve gönülden hayır işi yapanların gönlünü kırmayın.

Ya destek olun ya da yoldan çekilin...