Sağduyuya davet BASINA VE KAMUOYUNA, 

Sibel Akıncı 12 Ocak 2019 Cumartesi, 07:00

Kayseri'de lise öğrencisi M.Ö'nün ölümünün, sokak köpeklerinin saldırısı sonucu gerçekleştiği iddiası basında günlerdir geniş çaplı yer bulmaktadır.

Her şeyden önce, hayatını kaybeden gencimizin ailesine ve sevenlerine başsağlığı ve sabır dileklerimizi yolluyor; tedavi altındaki yaralı gencimiz H.A.T.'ye ise acil şifalar diliyoruz.

Son derece üzücü bu olayın detayları ile ilgili yayınlanan haberleri, yaşananları ve sosyal medyadaki nefret dolu yorumları büyük bir endişe ile takip ediyoruz. Medya, bu trajik olayı, toplumsal şiddeti kışkırtarak sokak hayvanlarına yönelik imha ve tecrit politikalarını meşrulaştırma kampanyasına dönüştürmüştür.

Toplumumuzu sağduyuya davet ediyoruz.

Hatırlatmak isteriz ki bu elim olayla ilgili detaylar, toplanan her türlü delil ve görgü tanığı beyanlarına dayandırılarak yürütülen soruşturma sonucunda ancak ortaya çıkabilecektir. Otopsiye ilişkin kesin raporun henüz tanzim edilmediği ve bu konuda yürütülen adlî ve idarî soruşturmanın hâlâ sonuçlanmadığını bir kez daha hatırlatıyoruz. Medya etik ilkelerinden uzak şekilde yapılan haberler ile sokak köpeklerinin ve onların hayatlarını idame ettirmelerine destek olan hayvan koruma gönüllülerinin hedef hâline getirilmesini kabul edilemez buluyor, toplumumuzu sağduyuya davet ediyoruz.

Sokak köpekleri kâtil değildir!

Sokak köpekleri kâtil değildir, insan yemezler. İnsanların aksine taammüden ya da planlayarak yaşam hakkına ya da beden dokunulmazlığına kastetmezler. Buna rağmen, ilgili haberlerin yeterli delil olmaksızın hayvanları "suçlu" göstermesi sorumsuz habercilik anlayışının bir göstergesidir.

Hayvan katliamlarının, toplamaların, ormana ve insansız alanlara sürgün vakalarının arttığı, hayvanların tecrit edileceği devasa toplama kamplarının inşa edildiği ve çok kısa bir süre zarfında ilgili kanun teklifinin TBMM Başkanlığı'na sunulmak üzere olduğu şu günlerde, bu tarz haberler, yaklaşan felaketlere kamuoyu nezdinde meşru zemin yaratmayı hedeflemektedir.

Medyayı "etik ilkelere" uygun davranmaya çağırıyoruz!

Sokak köpeklerinin sürü psikolojisinden dolayı saldırganlaştığını iddia eden bu haberler de kullanılan demeçler, makûl mantık silsilesinden mahrum oldukları gibi, insan-köpek ilişkisine, köpek doğasının ve psikolojisinin bilinen ve yıllardır deneyimlenen temellendirmelerine de ters düşmektedir. Bu olayda yaşandığı üzere, iddia veya varsayım düzeyindeki henüz aydınlatılmamış durumlarda, köpekleri kendinden menkûl birer "tehlike" olarak yorumlamak doğru, bilimsel ve ahlâkî bir yaklaşım olmaktan uzaktır.

Sokak hayvanlarına bir "sorun" ve "tehdit"miş gibi yaklaşıldığı sürece, haklara saygılı bir anlayışın oluşturulamayacağı aşikârdır ve bu yaklaşım sonucunda var oluştan gelen yaşam hakkı gibi temel hakların gasbı karşımıza çıkmaktadır. Korumacı ve bütünlükçü önlemler, hayvanlarla yaşamamızı kolaylaştıracak tedbirler almak yerine, sokak köpeklerini saldırgan hayvanlar olarak göstererek , sokak hayvanlarının ortak yaşam alanlarımızdan sürgün edilmesi, hedef hâline getirilmesi hiçbir amaca hizmet edemez.

Sokak köpeklerini potansiyel kâtiller olarak göstererek hedef hâline getiren, sorumsuz habercilik anlayışı ile hareket eden, nefreti körükleyen medya organlarını kınıyoruz. İnternet medyası açısından "tık alma" hileleri ve sitelerin "ucuz" yöntemler ile tanıtımının yapılmasını, yaşam hakkı, yerinden yurdundan edilme travması, hayvanları toplama sırasında yaşadığı yoğun stres, acı ve korku hisleri ile karşılaştırdığımızda, medyanın bu elim olaydaki rolünü oldukça korkutucu buluyoruz.

Yaşamını yitiren genç vatandaşımızın M.Ö'nün ailesi ve yakınlarına sabır dileklerimizi tekrarlıyor, acılarını paylaşıyor; tedavi altındaki yaralı gencimiz H.A.T'ye de bir kez daha acil şifalar diliyoruz.

Toplumumuzu bir kez daha sağduyuya davet ediyor ve yüzyıllara dayanan hayvanlarla birlikte yaşam kültürümüze sahip çıkmaya çağırıyoruz.

Hayvan Hakları Yasama İzleme Delegasyonu üyesi Bursa Hayvanlarla Yaşam Derneği