Travmatize beyin

Selin Özcan 27 Kasım 2017 Pazartesi, 07:24

Hemen hemen iki insandan biri hayatlarının bir noktasında travmatik bir olay yaşamıştır ya da yaşama ihtimali vardır. Travma tepkileri çeşitlilik gösterebilir, herkes travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) geliştirmeyebilir. Ancak sizin ya da çevrenizdeki birinin travma ilemücadelesi söz konusuysa, travma hakkında bilmeniz gereken bazı şeyler var.

Travmadan sonra beyin yapısal olarak değişir, aklınızı kaybettiğinizi düşünmek yerine, travmatik bir beyni, farklı şekilde işlev gören yeni bir beyin olarak farz edebilirsiniz. Bu, geçmiş deneyimlerinizde olumlu ya da olumsuz şekil alan beyninizin, travma sonrasında da duruma verdiği olağan tepkidir. Ancak iyi haber, beyninizdeki olumlu değişime de siz yön verebilirsiniz, başka bir deyişle, beyin "plastik" ve siz onu değiştirebilirsiniz. Peki nasıl?

Bilmeniz gereken 3 beyin bölgesi var: 1. "Düşünme Merkezi" olarak bilinen prefrontal korteks (PFC) 2. "Duygu Düzenleme Merkezi" olarak bilinen anteriorsingulat korteks (ACC) 3. "Korku Merkezi" olarak bilinen amigdala. PFC ya da düşünce merkezi, alnınızın arkasında başınızın üstünde bulunur. Akılcı düşünce, problem çözme, kişilik, planlama, empati, kendimiz ve diğerlerinin farkındalığı gibi yeteneklerden sorumludur. Beynin bu alanı güçlü olduğunda, açıkça düşünebilir ve doğru kararlar alabiliriz. ACC (duygu düzenleme merkezi) prefrontal korteksin yanında bulunur, ancak beynin derinliğindedir. Bu alan (kısmen) duyguyu düzenlemek için sorumludur ve (ideal olarak) düşünce merkezi ile yakın bir çalışma ilişkisine sahiptir. Bu bölge güçlü olduğunda, acı veren deneyimleri ve duyguları bastırmadan yönetebiliriz. Örneğin, sizi kızdıran birine zarar vermek isteyebilirsiniz, ancak duygu düzenleme merkezi bize bunun iyi bir fikir olmadığını hatırlatır ve pişman olduğumuz şeyleri yapmamamız için duygularımızı yönetmemize yardımcı olur. Son olarak;amigdala, beynimizin derinlerinde küçük bir yapıdır. Korku merkezi olarak hizmet eder. Bu subkortikal alan bilinçli farkındalığımızın veya kontrolümüzün dışındadır ve öncelikli işi, gelen tüm bilgileri - gördüğünüz, duyduğunuz, duyduğunuz, dokunduğunuz, kokladığınız ve tat aldığınız her şeyi almaktır. Duyularınızla aldığınız bilgiye cevap olarak: "Bu bir tehdit midir?" sorusunu sorar. Tehlikeli bir tehdit bulunduğunu tespit ettiğinde ise korku üretir. Bu alan etkinleştirildiğinde korkar ve reaktif yani uyanık hissederiz.

Şimdi, beyin travmatize olduğunda bu alanlarda bazı değişiklikler olur. Düşünme merkezi yetersizleşir, duygu düzenleme merkezinin aktivitesi azalır ve korku merkezi ise çok fazla çalışır. Sonuç olarak, travmatize bir beyinde ilkel alanların aktivasyonlarının fazla olduğu görünürken, beyindeki yüksek bölgeler (kortikal alanlar olarak da bilinir) yetersiz kalır. Başka bir deyişle, eğer travma geçiriyorsanız, kronik stres, dikkat, korku ve duygusal tahribat yaşayabilirsiniz. Ayrıca, kendinizi güvende hissetme, sakinleştirme veya uykuya dalma konusunda da sıkıntı yaşayabilirsiniz. Bu semptomların hepsi çıldırdığınızın değil değişen beyin yapınızdaki hiperaktifamigdala'nın eseridir. Benzer şekilde, travma geçirmiş bireyler konsantrasyon ve dikkat ile zorluklar yaşayabilir. Genellikle açıkça düşünemediklerini bildirirler. Bu, şaşırtıcı olmayan bir şekilde, düşünme merkezinin yetersiz hale gelmesinden kaynaklanmaktadır. Sonunda, travma mağdurları bazen duygularını yönetemediklerindenşikayet edecektir. Örneğin, birisi onları korkutursa, şaka devam ettikten uzun süre sonra hızlı bir kalp atış hızı yaşayabilir veya rutin problemlerin "gitmesine izin vermek" için zorlanabilirler. Sakinleşmek ve kendini daha iyi hissetmek isteseler bile yapamazlar. Bunun sebebi ise çoğunlukla, işlevi zayıflayan bir duygusal düzenleme merkezine bağlıdır.

Ne yapalım?

Beyni değiştirmek çaba, tekrarlama ve zaman gerektirir. Bu amaca yönelik olarak verebileceğiniz en iyi hediye psikoterapidir. Bu yolculuğa başlamaya hazırsanız, travma ve TSSB konusunda uzman bir psikolog arayın ve hem beden, hem de zihinle çalışarak beyini değiştiren kanıta dayalı yöntemler kullanan bir psikolog arayın. Travma ile çalışılan en etkin yöntemlerden biri EMDR (Göz Harekeleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme) yöntemidir. Bu kısa süreli psikoterapi yöntemi travmanızla başa çıkmak için anahtar bir yardımcı olacaktır.

Ayrıca, korku merkezini devre dışı bırakmanıza yardımcı olmak için günlük rutine vücut tabanlı veya dikkat çekici bir meditasyon yöntemi ekleyebilirsiniz. Unutmayın ki, korku merkezini sessizleştirebildiğimiz zaman, düşünme merkezi ve duygu düzenleme merkezini güçlendirmek ve harekete geçirmek çok daha kolay olacaktır.