Cömertlik mutluluğu artırır mı? - Selin Özcan - Bursa Hayat Gazetesi

Cömertlik mutluluğu artırır mı?

Selin Özcan 03 Şubat 2018 Cumartesi, 07:34

Son günlerde sosyal medyada dikkatimi çeken bir konudan bahsetmek istiyorum bugün. Birçok kişinin muhtemelen karşılaşmış olduğu Ali dede. Onu, elinde üşüyen kedisiyle yağmurdayanan evinin önünde ağlarken çekilen resmiyle tanıyoruz. Bolu'da yaşayan Ali dede sobasını tutuşturmak isterken, kazara evinin yanmasına sebep oluyor ve evinin yanmasına nispeten üşüyen kedisiyle teselli buluyor.

İçimizi burktu Ali dede. Bu haliyle sosyal medyada oldukça dikkat çekti ve ekşi sözlükten twitter'a kadar birçok mecrada kendisine yardım kampanyaları başlatıldı. Olay üzücü ancak karşılığında birçok insanın bu fotoğraf karesine bu denli duyarlı olması da muhteşem diye düşünüyorum.

Peki ne olabilir insanları bu denli yardım yapmaya motive eden? Acaba birine yardım etme dürtüsü, cömertlik nasıl bir mekanizmadan geçiyor? Bu konuya biraz dikkat çekmek gerek.

'İnsan insanın zehrini alır'. Her bilimsel makale araştırmasında atalarımızdan bir iz buluyorum aslında. Bir kendine yardım grubunda aynı sıkıntıyı paylaşan kişilerin birbirlerinden haberdar olduktan sonra iyileşme hızlarının ve tedaviye motivasyonlarının artması buna en belirgin örnek sanırım. Kendi danışanlarımda da gözlemlediğim üzere, bir vajinismus hastasına eğer Dünya'da bu sorunu yaşayan tek kişinin o olmadığını hatırlatırsam, bir sonraki görüşmem de tedaviden çok daha yüksek fayda aldığıma bir çok kere şahit oldum. Belki bu durum 'bencilliğin mutluluğa en pozitif etkisi' olarak değerlendirilebilir. Ancak kişinin yalnız olmadığını hatırlamasına güzel bir destek.

Mutluluk araştırmalarında ortak kanılardan bir tanesi, daha çok şey almak değil, daha çok şey vermek aslında. Bu konuyla ilgili yapılan bir PET çalışmasında (beynin metabolik aktivitesini gösteren bir görüntüleme yöntemi) katılımcılara kör satranç oynamaları söylenmiş. Kör satranç oynamak iyi bir satranç oyuncusunun zihinden hamle yapabildiği durumu ifade ediyor. Ve katılımcının satranç oynadığı sürede beyin görüntülerine bakmışlar. Yani oynadığı süre içinde ne kadar süre devam ediyor bu aktivasyon diye değerlendirmişler. Deneye katılan bir diğer kişiye de çok uzun zamandan beri sahip olmak istediği bir şeye sahip olma fırsatı vermişler ve akabinde yeniden görüntüleme gerçekleştirmişler. Nihayetinde şu sonuca varılmış, en uzun süre metabozlima değişikliği olup, beynin biyolojik sürdürebilirliği açısından en önemli noktasında değişiklik olan kişiler karşılıksız bir iyilik yapan kişiler olarak bulunmuş. Yani birine hiçbir karşılık beklemeksizin iyilik yapıyor olmak en uzun zihinsel aktivasyonu beraberinde getirmiş.

Bu neyi gösteriyor? Kişilerin birbirine dokunması, iletişim ve paylaşımın artması dolaylı yoldan daha mutlu olmamıza sebep oluyor. Bu nedenle yardım etmekten vermekten, birilerini takdir etmekten kaçınmamak gerekiyor. Buradan yola çıkarak, mutluluk araştırmalarında, ağrı, kaygı, duygu durum ve bunun gibi birçok ruhsal bozuklukta ortak tek bir çözüm noktası olaraksevgi ve dayanışma, bugün Ali dede ile birlikte birçok insan için mutluluk kaynağı oldu denilebilir.

İyi haber ise olayı medyadan duyan Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın'dan geldi.Twitter hesabından müjdeli haberi veren İbrahim Kalın: "Bolu Valimizle görüştüm. Ali Meşe amcanın ihtiyacı giderilecek inşallah. Büyük geçmiş olsun. Ne amcamız ne de kedisi üşüsün...".