Affetmek Özgürleştirir

Selin Özcan 21 Nisan 2018 Cumartesi, 07:27

Anlatılan bir hikayedir; üniversite öğrencilerine ders anlatan profesör, öğrencisini ayağa kaldırıp şu soruyu sorar; 'önünde duran bu içi 500 ml su dolu pet şişeyi elinde tutabilir misin? 'öğrenci yanıtlar; 'evet, tabi' ,'peki senden onu 24 saat boyunca elinde tutmanı istesem?' öğrenci duraksar, profesör; 'peki onu yıllarca taşımanı istesem?'

Profesörün açıklamaya çalıştığı şey, şişenin ağırlığının zaman içinde değişmemesine rağmen, üzerimizde yarattığı etkinin giderek artması ve acı verici hale geliyor olmasıdır. Yani önemli olan şişenin ağırlığı değil onu ne kadar süre taşıdığımızdır.

Hikâyedeki şişe metaforu, aslında hayatta karşılaştığımız güçlükleri, problemlerimizi ve bilinmezliğe yönelik kaygılarımızı yansıtıyor. Ve bunları taşımaya devam ettiğimiz sürece üzerimizde yarattığı acı arttığına dikkat çekmek istiyor. Şöyle diyor, Nelson Mandela ''Beni özgürlüğe kavuşturacak kapıdan geçerken, öfkeyi ve nefreti geride bırakmazsam, hapiste kalmaya devam edeceğimi biliyorum...''

Hayata yönelik umutsuzluğumuzu ve kaygılarımızı besleyen şey yine bizim kendi düşüncelerimizdir. Tıpkı belirsizliği kaygıya dönüştürenin, olabileceklere yönelik olumsuz beklentilerimiz olması gibi. Bu olumsuz düşünceleri belirleyen ise geçmiş deneyimlerimizdir. Olumsuz yaşantılarımız, bizim gelecek süreçte olabileceklere yönelik inancımızı belirler. Bu açıdan bakıldığında aslında olumsuz düşüncelerimizi de aforoz etmek çok adil sayılmaz. Ancak geçmiş deneyimler, yalnız zihnimizdedir. Onları güncel duruma taşıyan en güçlü araç yine bizim kendi zihnimizdir. Kendinize şu soruyu yöneltin; ''şu anda bunu düşünmek işime yarıyor mu?''

Bağışlamak ve bırakmak hayatımızdaki, başkalarının neden olduğu zorlukların üstesinden gelme yeteneğidir. Aslında kendimize dair hataları da mazur görerek, kişisel sert eleştirileri engelleyen olağanüstü bir yetenek. Çünkü bir başkasını kırarak, kendi iç çatışmalarınızı çözmeniz mümkün değildir. Unutmayın ki, bir başkasına yöneltilen negatif düşünceler önce sizin zihninizde yer almak zorunadır. Bu yüzden geride bırakmak, ileriye adım atmak için hayatidir.

Bazen çok kırılmış olabilirsiniz, hatta bu durum sizi güvensizliğe sürüklemiştir. Bazense hissettiğiniz öfkenin sizi koruduğuna inanabilirsiniz, bu nedenle bırakmak zorlaşabilir. Tam da burada, aslında zor bir şeyden bahsediyorum. Ancak bağışlamak, yaşadığınız durumun özrü anlamına gelmez. Aksine, durumun üzerinizde bıraktığı etkinin azalmasına yardımcı olur.

Geride bırakın, unutmayın,  'Kazanan yalnızdır! '