Selahattin Erkan 07 Şubat 2019 Perşembe, 07:03

"Sermayeniz sevgi ve azminizdir.

Malzemeniz güler yüz ve tatlı dilinizdir.

Çünkü her insan sevemez.

Sevmek sanattır."

Prof. Dr. Mahmud Es'ad COŞAN

        

Seçime şunun şurasında ne kaldı ki... Bugünü saymazsan 52 gün. Seçim bir siyasi faaliyetten öte demokrasi şölenidir. İnsanların, umutlarının yeniden yeşermesinin faaliyetidir. Seçim havasını ulus olarak çok seviyoruz. Her alana bir canlılık ve hayat veriyor. Biz seçimi ulus olarak çok fazla kanıksadık.

Son yıllarda çok üst üste seçim yaşamış olmamıza rağmen bıkkınlıktan öte sadece "biraz fazla oldu".

            Bu kez inşallah bir dahaki seçimlerle arası açılacağı için, ya da ufuktan çok çok önemli dünya üzerinde gelişmeler olmaz ise şayet, en az beş yıl seçim yok. Bu yerel seçimleri içimize sindirerek yaşamak lazım... Mutluluğa çevirmemiz lazım. Ulusumuzun, adrenalin pompalamasını sağlayacaktır bu seçimler. O kanaatteyim.

            Seçim, geleceğin teminatı olmalıdır.

            Ulus olarak, son yıllarda topyekun maruz kaldığımız tüm anti demokratik, emperyalist baskılara rağmen seçim bir moral motivasyon kaynağı olur inşallah.

            Yerel seçim olmasına rağmen, bakıyorum da tüm siyasi partilerin sloganlarının ana teması; sevgi, kardeşlik, gülümseme ve insana dokunma içerikli.

           

"Gönül Belediyeciliği, kalbe dokunan, insani değerleri ön plana çıkaran, bereket, bolluk teması işlenen, değerleri yücelten" sloganlar beni mutlu ediyor.

CHP'nin Büyükşehir Adayı Mustafa Bozbey'in "Sonuna Kadar Bursa", "Bursa Berekettir", Alinur Aktaş'ın "Geleceğimiz Daha Zengin Olsun"  sloganları Bursalı olarak içimi ısıtıyor.


Dedim ya, seçim umuttur, geleceğe daha güvenle bakmaktır.

            Ben, beni yönetmeye talip olanlara güvenimi tazelemek istiyorum. Bu yüzden de seçim yeni bir başlangıçtır.

            Haydi Bursa, bu şöleni fırsata çevir!..

Umutlarımız, geleceğimiz daha aydınlık olsun.

Seçim, bu yüzden bir fırsattır.

Bir ve beraberliğimizin güvencesi ve teminatı olarak tüm dünyaya, dosta düşmana gösterelim ki; biz demokrasiyi içimize sindirmiş bir milletiz.

Bu uğurda daha çok çalışmalıyız. Eyvallah...

Ancak, hedef ve amaç daha çok demokrasi ise;

Hepimizin özgürce haykırdığı farklılıklarımızın savunucusu olmaya ne dersiniz?

Sevmek sanatsa, Bursalı sanatı sever...

İHLAS'TAN KAZIK YİYENLER...

68 bin vatandaşın tasarruflarını iç eden, inanç tacirlerine verilecek cevap bu mu olmalıydı?

400 milyon dolarını inancı gereği "faizsiz kazanca" yatırdığını sanan insanımızın "İnancının Dolandırılması"nın karşılığı çok ciddi olmalıydı. Beklentim, siyasi endişelerin dışında, oy kaygısının da sermayeden yana kullanılmadığı bir uygulama olacağı yönündeydi.

Ancak yanılmışım.

Devasa "İslami ilim adamlarımızın" devasa paralarla "fetva makamlarını" işgal ettikleri bu dolandırıcı inanç tacirlerine verdikleri fetvaları cidden merak ediyorum. "Faizsiz, bankacılık fetva kurullarını" çok ciddi paralarla oluşturan çok ciddi İslami ilim irfan sahibi, kelli felli zevat, hadi bakalım şimdi ne diyeceksiniz?

İhlas'tan kazık yiyen "ihlaslı" vatandaşların on yıla yakındır bekledikleri; Meclis'ten umut yerine ümitsizlik çıktı.

İslam'ı hayat biçimi olarak yaşayan bu insanların, inançları gereği faizsiz kazanç umuduyla kendilerini kandıran firmalardan meclisten çıkacak kararla paralarını devlet güvencesiyle geri alabilecekleri hayali suya düştü.

Ey fetva makamları, hadi bakalım kendiniz için de bir fetva verin.

Güvencesi olduğunuz firmalardan aldığınız yüklü paraları mağdur ettiğiniz vatandaşların hesabına yatırın.

En azından, Allah'ı kandıramayacaksınız ama kendi vicdanınızı kandırın.

İhlâslı insanımızın inancını cezalandıran, fetva makamları; Meclis'e manevi baskı yapabilecek fetvayı verebilecek misiniz?

PROF. DR. ALİ BÜYÜKASLAN'IN İMZA GÜNÜ

Bir süreden beri gazetemizde de köşe yazarı olarak görüşlerinden faydalandığımız Medipol Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Sayın Prof. Dr. Ali Büyükaslan hocam, 10 Şubat 2019 Pazar günü 5'incisi düzenlenen Üsküdar Kitap Fuarı'nda okurlarıyla buluşacak.

İletişim ve uluslararası birçok platformda Türkiye'yi temsil eden hocanın, özellikle TİKA ile Afrika'daki ülkeler üzerinde, kendi alanında geniş bir etkisi bulunmaktadır.

OTTO Yayınları'ndan çıkan kitaplarını imzalayacak olan Büyükaslan Hocam'ın hikâye ve iletişim üzerine birçok eseri bulunmaktadır.