Mustafa Bozbey, CHP İl Başkanlığı'na hazırlanıyor...

Selahattin Erkan 15 Nisan 2019 Pazartesi, 07:00

"Beni arkamdan vuranlardan hesap soracağım"

Mustafa BOZBEY, seçim sonuçlarına itirazının ardından kendi teşkilatından görmediği desteğin hesabının sormaya hazırlanıyor.

Seçim sürecinde CHP İl Başkanlığından yeterli destek alamadığını her ortamda dile getirirken, " seçim gecesi ve seçim sonrası yanımda olamayanlar beni arkamdan vurdular" söylemleri ile hedefindeki yerin il başkanlığı olduğunu açıkça ortaya koydu.

Bana kalırsa "beni arkamdan vuranlara karşı ölmedim dimdik ayaktayım" göndermelerinin karşısındaki hedef aleni ve açıkça il başkanlığı olduğunu sadece isim olarak telaffuzunun göremedim.

Teşkilatına yönelik eleştirilerini dile getirirken; " kargalar" benzetmesi ne denli hayal kırıklığı yaşadığının göstergesi...

"Kargalar sürüyle uçar kartallar yalnız!"

Seçim gecesi ve seçimden sonar yalnız bırakıldığını "kartallar yalnız uçar" ile hedefinin yüksek olduğunun,"kargalar sürüyle uçar" benzetmesi ile ağır, ağır  olduğu kadarda gelecekteki hedefinin aleni "rakipleri" olarak gördüğü teşkilat mensuplarına göndermelerde bulunuyor. "Arkamdan bir sürü dolaplar çevirdiler, yalnız bıraktılar, sandıklara görevli göndermediler" suçlamalarının hedefindeki makam "CHP İl Başkanlığı" olduğu bilinen bir geçek.

"YÜREĞİM YARALI... AMA YIKILMADAIM ASLANLAR GİBİ DİMDİK AYAKTAYIM!"

Bu seçim döneminde hiç beklenmedik ihanetler gördüğünü, iki yüzlülükler yaşadığını anlatırken anladıklarımıza "niyet okumak" denmemelidir!

Öyle ya, CHP İl Başkanı Hüseyin Akkuş'un;" 31 Mart seçimlerinde en az sekiz ilçe kazanacağız. Kazanamazsak istifa edeceğim" sözünü, "sözler onurlu insanları bağlar" yorumunda bulunurken hedefindeki makamı da açıkça göstermiş oldu.

Bozbey, çok yakında "Bu seçim döneminde çok ihanet gördüm, çok arkadan vuruldum ama dimdik ayaktayım" söyleminin gereğini yapacaktır.

Bu söylemlerin gereği de; "İl Başkanlığı Makamıdır!"

Bozbey'i yakında o makamda göreceğiz.

CHP, hiçbir seçimde alamadığı kadar oy aldı. Bu oy patlamasının arkasındaki gerçeğin kendisine bu yolu açacağının inancında olabilir.

AK PARTİ KAZANDI AMA KAYBETTİĞİ "DEĞERLERİ" VAR!

Yeni Şafak Gazetesini, yayın hayatına başladığı tarihten itibaren takip etmeye çalışırım.

Kafa yapım, mukaddesatımı öne planda tutan demokratik, hak ve özgürlüklerden yana tavizsiz ve ödünsüz yaşamaktan yana olmuştur! Kendimi bildim bile hep aynı kafa yapımda devam ettik, hiçbir zaman yalpalamadan. Yeni Şafak Gazetesi de 25 yıl önce 90!lı yılların başında yayın hayatına başlarken, benim bu kafa yapımın "sesi" görünümündeydi. Hiç," sorgulamadan" takip ettim.

Çünkü başka yoktu... Yerine koyacağım yoktu. Hep "benden"di!

12 Nisan Cuma Günü gazetenin başyazarı ve genel yayın yönetmeni İbrahim KARAGÜL, öyle bir yazı kaleme almış ki, "küçük dilimi yuttum!" Hayretle.

Bütün aklı başında herkes, bu "davanın" önde gelen kim varsa "31 Mart Seçimlerinde kazanılamayan, rakibe kaptırılan illerin eleştirilerini yaparken" Ak Parti'nin fabrika ayarlarına dönmesi gereğinden" bahsediyorlardı. Yoğun eleştiriler bu yöndeydi.

Genel Yayın Yönetmeni olduğu gazetede yazı yazan duayen gazetecilerin hepsi, Ak Parti'ye kaybettiği illerle ilgili olarak eleştirilerinin odağına "Ak Partinin Fabrika Ayarları"nı oturtmuşlardı.

Eleştiri de bulunan kendi gazetesindeki yazarları," Türkiye'nin çetin mücadelesine karşı cephe kuranlara yaranmaya çalışmak"la suçlayarak çok ağır ithamlarda töhmet altında bıraktı.

"Temel değerleri savunur gibi gözükerek, "içeriden nasihat" gibi göstererek, "özeleştiri" sosu ile süsleyerek, kibirli bir akil ile ayar vererek,"beni dinleyin, beni görün yoksa işte böyle çökersiniz" havalarına girmek bildiğimiz üçkâğıtçılıktır."

Yorumu karşısında açıkçası, şok geçirdim.

Eleştirirlerin hepsini "büyük lafların, yüceltilmiş ifadelerin altına gizlenmiş eziklik" olarak göstermek; bana göre samimi, hayatını bu "dava"ya adamış yazarçizerlerin hepsine yapılmış büyük bir haksızlıktır!

Ne yapılmak isteniyor?

Eleştirenlere bir tek "hain" demediği kalmış. Hadi, onu da ben söyleyeyim:

"Sakın eleştirmeyin, hain olursunuz!"

Çok üzgünüm, geldiğimiz nokta bu. Yazık, hem de çok...