Hunharca cinayet ve basın mensupları

Selahattin Erkan 06 Aralık 2018 Perşembe, 07:20

    Kaşıkçı cinayeti karşısında Türkiye'nin aldığı tutum, tüm dünyada ses getirirken; Ana Muhalefet'in konuyu halen daha iç politikada ele alış şeklini anlayan varsa beri gelsin.

     Kılıçdaroğlu'nun gazetecilere, "Cumhurbaşkanına neden sormuyorsunuz" diye çıkışmasını anlamakta zorluk çektim. Gazetecilere, G20 Zirvesi'yle ilgili değerlendirmelerde bulunurken, "Cumhurbaşkanı'nın liderlere Kaşıkçı cinayetini neden anlatmadığını", kendisinin "istediği ölçülerde sormak" gibi bir beklentiyle, orada bulunan medya mensuplarının hepsini "havuz medyası" olarak suçlaması nasıl izah edilebilir?

     Cinayet ekibinin özel uçaklarla Türkiye'den ayrılışından tutun, cinayetin nasıl ve ne zaman işlendiği bilgileri ile Kaşıkçı'nın nişanlısının olayı duyurmasına kadar geçen tüm zamanların kronolojik değerlendirmelerini burada uzun uzun bir daha anlatmak istemem. Ancak, eğer cinayeti işleyen ekip, o iki Suudi özel uçağıyla döndükleri kesinse (Ki kesin), uçakların kalkış saatlerini bilmek bile Türkiye'nin tutumunun doğruluğunu anlamaya yeter.

Nişanlı bayanın olayı duyurmasının üzerinden saatler geçmeden ilk uçak kalkıyor ve sonra ikinci uçak kalkmadan uçağın içerisinde Kaşıkçı'nın kendisinin kaçırılabileceği kuşkusuyla aramalar yapılıyor. Çünkü Kaşıkçı konsolosluğa girmiş henüz kendisinden haber alınamamış. Ne olduğu bilinmiyor. Olayın cinayet olduğu haftalar sonra Türkiye'nin tutumu sayesinde öğreniliyor. Cinayeti işleyenlerin gittiği saatlerde olayın ne olduğu belli değil.

Türkiye'nin gösterdiği çaba ile cinayet ortaya çıkarılmıştır.

Bu durumda, değerlendirme nasıl yapılmalıdır?

Türkiye'nin tutumu, tüm dünyada övgüyle karşılanırken, biz olayı nasıl çarpıtabiliriz mantığıyla mı hareket edilmelidir?

Ana muhalefet lideri olarak; danışmanlarınızın size etraflıca değerlendirme yapmadan, sizi aydınlatmamalarının suçlusu gazeteciler mi olmalıdır?

Danışmanlarınızı gözden geçirmenizi öneririz.

AYAKKABICILAR VE DERİ SANAYİCİLERİ HEDEFLERİNİ AÇIKLADI:

"SEKTÖRÜN HEDEFİ MUTLAKA DIŞA AÇILMAK OLMALIDIR."

     Dün Merinos Atatürk Kongre Kültür Merkezi Fuar Alanı'nda açılan BURSAF 2. Ayakkabı ve Deri Ürünleri Fuarı'nın açılışı yapıldı. Türkiye genelinden sektörü temsilen yaklaşık 60 kadar odanın temsil edildiği fuar oldukça heyecanlı geçti.

Sektörün önde gelenlerinin konuşmalarına bakılırsa, sektörün içinde yaşadığı tıkanıklığı aşmanın tek yolunun; dışa açılmak olduğu vurgusu dikkat çekiciydi. Neredeyse tüm konuklar; Federasyon Başkanı, oda başkanları ve sanayinin önde gelenlerinin konuşmalarından aldığımız başlıklara bakılırsa hükümet ve devletten aldıkları desteklerin mutlaka ihracata yönlendirmesi gereği üzerinde duruldu.

Son döviz kurlarının sabitlenmesini umut verici gören sektörün ileri gelenleri "bu fuarla beraber önümüzdeki fuarlarla dışa açılarak uluslararası fuara dönüştürmek" amacı esnafın memnuniyetini kazanmış oldu.

"BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ OLARAK FUARCILIĞA DAHA FAZLA ÖNEM VERMELİYİZ''

Açılışta bir konuşma yapan Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, Bursa'daki fuar alanlarına belediye olarak yaptıkları katkılardan hiçbir gelir beklemediklerini, aksine bu tür sektörlere verecekleri desteklerin devam edeceğini ve önümüzdeki yerel seçimlerde yeniden başkan adayı gösterilmesinin verdiği rahatlıkla fuarcılık konusundan Bursa'ya katkılar sağlanması gereği üzerinde durdu.

Başkan'ın bu yaklaşımını memnuniyet verici olarak görmek lazım. Bursa, sanayi bakımından Türkiye'nin önde gelen bir ili ancak fuarcılık olarak hedefimizi büyütmeliyiz.

Başkan'ın "Bursa'yı deri sanayiinde önder yapma çalışmalarına katkı" sözü dikkat çekiciydi.

BURSA AYAKKKABICILAR ODASI BAŞKANI İBRAHİM AYTEKİN: "SEKTÖRÜ CANLANDIRMAK İÇİN HEP BERABER ÖZVERİDE BULUNMALIYIZ"

Türkiye genelinden 60 oda başkanlarına teşekkür eden Ayakkabıcılar Odası Bursa Başkanı İbrahim Aytekin, sektör olarak ilgi gösterenlere teşekkür ederken, "ihracatın şart olduğu" gerçeği bilinciyle çalışmalar yapacaklarını söylemesi sektör temsilcilerinden alkış aldı. Uzun yıllardır Bursa Ayakkabıcılar Odası Başkanlığını yürüten İbrahim Aytekin, sektör için gerçekten iyi niyetli çalışmalar yapan bir esnaf. Ayakkabı sektörüne fazlasıyla emek veren Aytekin'in sektörün içinde bulunduğu tıkanıklık hususunda meslektaşlarına verdiği destek takdirle karşılanmaktadır.

Ne diyelim, fuarın tüm sektör çalışanlarına umarız büyük katkısı olur.