Bugün tatil; "TEVHİD MESAJI" okuyorum

Şaban Şimşek 06 Kasım 2018 Salı, 08:02

Evet bir din alimi değilim, doğru. Ama Kur'an evvel emirde "OKU" diye emrediyor. Bu malum olduğuna, öbür dünyada da vekalet olmayacağına, yani hesabı bizzat kendimiz vereceğimize, kendi bacağımızdan asılacağımıza göre "ilahi metni" (elbette ki fenni metinleri de) okumak, öğrenmek ve akletmek farzdır" diye düşünüyorum.

Burada kimseye herhangi bir şeyi (düşünceyi-fikri-anlayışı) dayatmıyor, herhangi bir dini konu hakkında da hüküm vermiyorum. Ben sadece az çok okumuş-yazmış, yaşını başını almış, görece çok şey yaşamış bir insan olarak kendi fikrimi, okuduğum alimlerin düşüncelerinden elde ettiğim kanaati dile getiriyorum.

Dolayısıyla din alimleri dostlarımız, hoca efendiler "kendi sahalarına girdim" diye kızmasın, bana "sen doktorsun kendi işine bak" demesin lütfen.

Zira bu saha sadece onların yetkili-sorumlu olduğu bir saha, maç sonunda not verilecek, hesap sorulacak ve hakkında karar kılınacak olan sadece onlar değil!

Evet, bugün Pazar. Güneşli, tertemiz bir havada tatil gününü değerlendiriyorum; okumadayım...

Özellikle altını çizdiğim ve sizlerle paylaşmak istediğim bir mesaj:

Hazreti Ömer, (Toplumda baş gösteren aykırılıklar-ayrışmalar-husumetler üzerine...) "Bu ümmetin kıblesi, kitabı, dini bir olduğu halde niye ihtilaf ediyorlar?" diye bir serzenişte bulunmuş ve bu konuda ilmine güvendiği İbn Abbas'a görüşünü sormuş.

İbn Abbas şöyle cevap vermiş; "Bizler Kur'an ayetlerinin kimin hakkında, nerde ve ne sebeple nazil olduğunu biliyorduk ama şimdi bunlar bilmiyorlar. Dolayısıyla herkes kendine göre bir mana çıkarıyor. Eğer bilselerdi ihtilaf etmezlerdi."

Kıssadan aldığım hisse:

1. Lider-önder-idarenin/devletin başındakiler dini kimlikleri bile olsa yani halife bile olsalar...

- Milletin ne düşündüğünü önemsemeli, onların dertleriyle samimiyetle dertlenmeli ve çözüm yolları aramalıdır.

- Bu konuda öncelikle ve özellikle ilim sahiplerine danışmalıdır.

2. Bir kişiyi, olayı, sözü, hele hele Kur'an'ın hükmünü değerlendirirken zamanı ve zemini, kimlikler, sebepler ve sonuçlar itibarıyla çok iyi öğrenmeli-bilmeli; meseleye o günü ve bugünü gören, duyan, işiten, işin bağlamını yakalamaya çalışan düşünen bir kafa ve hisseden kalp-ruh haliyle bakılabilmelidir.

3. Bunu becerebildiğimiz kadar yanlışa düşmekten uzaklaşarak doğruyu-doğru yolu yakalayabilecek, Allah'a imanınız ve insanlara sevgimiz-saygımız artacak, şahsen mutmain olurken ayrılıkları da azaltıp toplumsal barış ve huzuru sağlayabileceğiz.

Selam ve dua ile