Ülkemiz ve Japon eğitimi!

Recai Albay 05 Ekim 2018 Cuma, 07:21
Japonya'nın kişi başına milli geliri 1952'de 162 dolar, 1986'da ise 12.000 dolardı (Dannas, 13 Ocak 1987, s. 53). Japonya'nın bu mucizeyi her şeyden evvel yüksek eğitim düzeyine ve Japonların iki ananevi özelliğine -"Çalışkanlık ve İktisad" borçlu olduğu düşünülmektedir.
Bugün bile Japonlar, gün sayısı bakımından en uzun çalışma takvimine (Japonya eğitim iş günü 240- Türkiye 180) ve kişi başına en büyük tasarruf oranına sahiptirler.
Japonlar eğitimin amacını şahsiyeti gelişmiş bir insan tipi olarak belirlemişler. Onlara göre amaç; tam olarak gelişmiş bir insan şahsiyetine ulaşmaktır. Bu amaca geleneklerine sıkı sıkıya bağlılıklarıyla ulaşmıştır. Bu nedenle "Japon Disiplini ve Çalışkanlığı" bütün dünyada haklı bir şöhrete ulaşmıştır. Bu disiplin toplumu şekillendirmiş ve "faydalı/mutlu bireyler" meydana getirmiştir. Bir Japon daha okula adım atar atmaz, "kadim Japon gelenekleriyle" tanışır ve bunu hayatının vaz geçilmez bir prensibi olarak ölünceye kadar sürdürür. Hâlbuki değerler üzerine oturtulmuş bir eğitimi siz diğer ülkelerde pek rastlayamazsınız. Özellikle de bizim ülkemizde böyle bir amaçtan bahsettiğinizde "bir kısım kendilerine modern/ilerici diyen gurupların" ölümüne tepkileriyle karşılaşırsınız.
Eğitimin amacında maalesef ülkemizde bir mutabakat sağlanamamıştır. Ve eğitim belki de bir asırdır, ideolojik bir "standart insan tipini ortaya çıkarmak" için bir amaç/araç olarak, kanun sopasıyla uygulanagelmiştir. Anadolu insanının eğitime soğuk bakmasının altında, "ideolojik /kültürüne düşman" bir insana dönüştürülmesi sebebiyledir.
Eğitimde bir "Türk Kültürü'nden" bahsetmek mümkün değildir. Zaman zaman cılız da olsa, kültürü çağrıştıracak adımlar ve çalışmalar yapıldığında, buna yabani olan kesim büyük bir tepki gösterdiklerini görmekteyiz. Bir eğitim yöneticisi ile görüştüğümde, öğrencilere Türk örf-adetlerini veren çalışmalar da bulunduklarında, hem merkezi hükümetten ve hem de velilerden çok büyük bir baskıyla karşılaştıklarını ifade ediyordu.
JAPON OKULLARINDA HİZMETLİ YOKTUR!
Meselâ; eğitim kurumlarımızın en büyük sorunlarından birisi; temizlik sorunudur. Hem ekonomik açıdan ve hem de iyi alışkanlıkları kazandırma noktasından bu sorunun maalesef çözümünde başarısız oluyoruz.
Oysaki: "Japon okullarında kadrolu bir müstahdem veyahut hizmetli yoktur. Bunun yerine okulun tüm işlerini öğrenciler ve öğretmenler işbirliği içerisinde yapar. Japon okullarında yer paspaslayan öğrenci, cam silen öğretmen görmek şaşırtıcı değildir. Hatta ve hatta tuvalet temizliğini bile öğrenciler yapar. Bu sebepledir ki öğrenciler okulu temiz tutmaya özen gösterir, nihayetinde kirletseler de temizleyecek olanın kendileri olacağını iyi bilirler."
Avrupa ve Amerika'da gördüğümüz bireye saygı, özgür eğitim ortamı kavramlarınıJaponya'da görmek pek olası değil. Japonlar disiplini ve kurallara uymayı öne çıkaran bir eğitim sistemini benimsemiş durumda ve bu da karakteristik Japon grup davranışlarını izah eden bir gerçek olarak karşımızda duruyor.
Bakalım yeni Maarif Bakanı bu kronik sorunu nasıl çözecek!