Sosyal dayanışma (Tesanüt)

Recai Albay 13 Nisan 2018 Cuma, 07:33

Ülkelerin bekasının devamını sağlayan en önemli ilkelerden en önemlisi "Milli Birlik ve Dayanışmadır". Osmanlı'nın yetiştirdiği büyük devlet ve fikir adamlarından önde gelenlerindendir Said Halim Paşa... Zannediyorum ülkemizde fikirlerinden ziyade İstanbul Boğazı'ndaki yalısıyla zaman zaman gündeme gelmiştir. Maalesef bu büyük devlet adamının muhteşem bir eseri olan "İslamlaşmak" adlı eseri, aydınlarımız tarafından pek fazla ilgi görmemiştir. Hâlbuki aldığı eğitim ve Batı'yı yeterince tanıyan, adeta Batı'nın röntgenini çıkaran Halim Paşa'nın "İdeal bir Müslüman Devlet"in teşkilat yapısını ortaya koyan fikirlerine bugün, her zamankinden daha çok ihtiyacımız var. Zira yaklaşık iki yüz yıldır Batı'ya yönelmiş ve onun ısrarla taklit etmek üzere tüm devlet teşkilat yapısını, ona göre dizaynetmiş Türkiye'nin uzun yürüyüşünde, idealinin aksi bir noktada, ilerlemesini sağlayamamış, gelişmiş ülkelerle arasında büyük uçurumların meydana gelmesi, çizilen rotanın yanlış olduğu aşikâr ortadadır.

2003 yılından itibaren, bu rotanın yanlış, hedefin fasit olduğunu, Batı tarafından aldatılma üzerine kurulmuş bir senaryo ile ülkenin uyutulduğunu fark eden  "AKP Hükümeti", tüm gayretini faklı ve yeni bir rota üzerine kurdu. Binaenaleyh, bu yeni stratejinin bünyemize uygun olduğu, biçilen elbisenin vücuda tam oturduğunu, 15-20 yıllık bir azim ve gayretle ortaya çıkan ilerlemeyle açıkça ispat edilmiştir.

Ayrıca, Batı tipi vesayet kurumlarının cebr ve zorla hâkim olduğu yapının, içte vatandaşları büyük bir tefrika ve ayrışmaya yol açtığı, bunun da bir Batı projesi olduğu, geniş halk kitlesince fark edilmeye başlandı. Dolayısıyla; yıllarca içtimai bünyede biriken cerahatin temizlenmesinin de zaman alacağı muhtemeldir.

Şimdi sadede dönüyoruz ve bunun böyle neticeleneceğini öngören, ikaz ve uyarısını yazdığı makalelerle ortaya koyan, merhum M. Akif Ersoy tarafından müşarünileyhin altın niteliğindeki makaleleri "Sebilürreşat" mecmuasında yayımlanmış bilahare bunlar M. Akif külliyatında neşredilen, Halim Paşa'nın, milli birlik ve dayanışma ile ilgili görüşünü bir parça sunmak istiyorum. İnanıyorum ki, 2019 başkanlık seçiminden sonra vesayet kurumlarından kurtulmuş olacağız ve burada serdedilen görüşler uygulanma imkânını bulacaktır.

SAİD HALİM PAŞA

Said Halim Paşa'nın çok sık kullandığı kavramlardan birisi dayanışma (tesanüt) kavramıdır. Ona göre "cemiyet bağları, mazide birlikte geçirilen hayat ile ecdattan kalan manevî ve fikrî mirastan doğar. Yani cemiyeti meydana getiren fertler arasındaki birlik ve beraberliği temin eden bağlar, insanlar ile zamanın müşterek eseri olan an'ane ve teamüllerin meydana gelmesi ile teşekkül eder. Bu bağların yerini insanların hayal edecekleri başka bir bağın tutamayacağını bilmeliyiz". Milletin dayanışmasında mühim bir yeri olan örf, adet ve geleneklerin değiştirilerek yabancılardan alınan değerlerin hiç bir zaman o millete faydası olamayacağını belirtir. Her cemiyet, belli esasların konulup uygulanması sayesinde ayakta durduğundan, zamanla bu esasların unutulması durumunda, o cemiyetin çözülüp dağılma ihtimalinin yüksek olduğunu ifade eder.

Paşa, sosyal dayanışmanın en ideal bir şekilde sağlandığı bir toplum olarak Osmanlı toplumunu örnek gösterir. Tıpkı Osmanlı toplumunda olduğu gibi, eşitlik ve hürriyete dayalı bir sosyal yapı oluşmasının, İslam kardeşliği sayesinde mümkün olabileceğini ifade eder.

Not: Sonraki makalemiz, Paşa'ya göre Osmanlı neden çöktü, hakkında olacaktır.