Hangi Batı! Şu kan emen yarasalar mı?

Recai Albay 12 Nisan 2019 Cuma, 07:01

Bir kısım aydınlarımızın öve öve bitiremediği ve adeta taptığı ve dünyaya akıl ve yön vermeye çalışan Hristiyan Batı'nın yakın mazilerine bakalım. Bakalım ki, bugün dünya üzerindeki savaş, kaos, kriz, gözyaşı, ölümler, açlık ve vahşetin nedenleri ve müsebbiplerin kimler olduğu anlaşıla bilinsin.

Cemil Meriç Batı için şöyle der; "Hangi Batı" bir facianın hikâyesi. İki yüzyıldan beri kurbanı ve kahramanı olduğumuz bir facianın.

 "Yağmur, namuslunun da namussuzun da üstüne yağar. Ama namusluyu daha çok ıslatır. çünkü namussuz, namuslunun şemsiyesini çalmıştır." George Owen.

SUÇLU AYAĞA KALK!

AMERİKA: Dünya şeytanının bu konuda suçu ve günahı hayli kabarık; öyleki insan hangisini zikretmekte bile tereddüde düşebiliyor. Başta kanlarını akıttığı sayısız Kızılderilileri mi saymalı, Nagazaki ve Hiroşima'ya attığı atom bombalarından mı başlamalı, Afganistan mı, Libya mı, Irak mı, Suriye'den mi? İnsan Amerika'nın insanlık dışı cinayetlerin sayısını bilmekte zorlanıyor. Sadece sonuç olarak şunu söylemek mümkün; ABD menfaati ve çıkarları olmadan kimseye ne dost ne de müttefik olan bir devlettir.

FRANSA: Kara Afrika devletlerinin resmi dillerine bakınız, pek çoğunun Fransızca olduğunu görürsünüz. Afrika'da işlediği insanlık dışı ve antidemokratik cinayetlerin sayısı biliniyor. Sadece 1963 yılında Cezayir bağımsızlık mücadelesinde katlettiği Müslümanların sayısı 1 milyon 3 yüz bindir. Maraş'ın işgalini ve bölgedeki vahşeti bu millet unutmadı. 29 Ekim 1919'da Cezayirli, Tunuslu, Hintli Müslüman askerlerle Maraş'a yerli Ermenilerin desteği ile giren Fransızlar bu ilimizde de insanlık suçu işlemişlerdi.

ALMANYA: Adolf Hitler'in işlediği ve katlettiği insanlar onlara yeter de artar bile. Ausschweitz kampındaki katliamların ayıbını silmek o kadar kolay değildir. (Sadece bu kampta fırınlarda ve gaz odalarında 2-4 milyon insanın katledildiği kayıtlara geçmiştir.) Türk milletine insanlık dersi vermek, demokrasi ve insan haklarından bahsederek Türk milletinin aşağılanması onlara çok lüks gelir.

İTALYA: Hemen aklımıza Mussolini gelmektedir. Libya işgali esnasında Berberilerin maruz kaldığı insanlık dışı muamele, kara bir leke olarak alınlarına kazınmıştır.

RUSYA: Komünist yönetim zamanında işlediği insanlık suçunu açıklamak için binlerce ciltlik kitap yazman gerekir. Ülkemiz yıllarca Amerika tarafından sömürüldüyse bunu Sovyetlere borçludur. Kars, Ardahan ve Boğazları istemesi bu olayın başlıca nedenidir. 93 Harbi bir yan, sadece Sarıkamış Harekatı da tarihimiz için bir dönüm noktasıdır. 3-4 Ocak 1915 günü gecenin acımasız ve kavurucu soğuğu karşısında 150 bin kişilik ordunun 90 bin gencecik fidanın bir gecede donarak ölmesi bu ülkenin vatanperver insanlarının yüreğinde hala bir yara olarak tazeliğini korumaktadır. 

İNGİLTERE: Ne diyeceğimi bilemiyorum. "Bir derede iki balık kavga ediyorsa, biliniz ki az önce oradan bir İngiliz geçmiştir." Tarihte üzerinde güneşin batmadığı imparatorluk diye zikredilir. Yani dünyanın hâkimi. Ama bu hâkimiyet hiçbir zaman adalet ve hukukla olmadı, tersine zulüm, vahşet, kan ve gözyaşı ile sağlanmıştı. Hayat felsefesini sömürgecilik üzerine bina eden bir ulus. Bugün dahi yaşadığımız pek çok olayların baş müsebbibi bu sinsî şeytanlardır. İngilizlerin ve Fransızların Urfa, Maraş ve Antep'te işledikleri insanlık suçları hala tazeliğini koruyor. Tarih iyi tahlil edilirse, bugün Türk Milleti Kürt sorunu ya da terör olaylarından acı çekiyorsa bu fitnenin tohumları İngilizler tarafından atıldığını unutmayalım. İngilizler Türkiye'nin NATO'ya alınmasında da onu Ortadoğu politikalarında kullanmak üzere kabul ettiklerini de bu toplum biliyor artık.

Bu ülkelere diğer Hıristiyan Batı ülkelerini de dâhil edebilirsiniz. Ve bunlar geçmişteki ayıplarına bakıp utanmadan Türklere insan hakları, demokrasi ve medeniyet dersi vermeleri insana ağır geliyor.  Bence acilen eğitim müfredatına, Batı'nın sahte medeniyetinin içyüzü dâhil edilmelidir. Gelecek nesillere toplumsal bilincin yaşarması dileğiyle...