Ey kendini insan bilen insan! Kendini oku!

Recai Albay 14 Şubat 2020 Cuma, 06:00

Günümüzde sosyal medyanın peşine takılıp da ömür sermayesini kaybeden insan, maalesef, kendini, benliğini de tamamen yitiriyor da bunun farkında bile değil.

Sosyal medyanın, sanal âlemin günümüz insanlarına kurduğu en büyük tuzak; kendisini kendisine unutturmaktır. Bu nedenle; büyük zatlar; "Ey kendini insan bilen insan! Kendini oku. Yoksa hayvan ve câmid hükmünde insan olmak ihtimâli var", "Muhakkak ki Biz insanı en güzel bir şekilde yarattık/TînSûresi: 4",diyerek insanlığın içine düştüğü korkunç akıbeti nazara veriyorlar. İşte bugün günümüz insanlarının içine düştüğü acınası durum bu ve hep beraber bunu yaşıyoruz.

Evet, şiddetle dünyanın peşinde koşturan insan, kendisine emaneten verilen ömür sermayesini gaflet içerisinde tüketiyor. Hızla "Kabre" doğru giderken, ne yazık ki, materyalist ve kapitalist dünya, his ve duyguları haz ve hevesle etkileyerek, (manen körleştirmiş olduğundan) insan, nasıl korkunç bir akıbete doğru gittiğini anlayamıyor. Ancak ölüm denilen kaçınılmaz son, başına geldiğinde uyanan insan için, artık yapılacak bir şey de kalmıyor.

Bu nedenle; günlük dünyevi koşuşturmalardan sıyrılıp, bugün projektörlerimizi"Mesnev-i Nuriye"ye çevirmek istiyorum:

BİL EY AZİZ KARDEŞİM!

"Senin önünde çok korkunç büyük meseleler vardır ki, insanı ihtiyata, ihtimama mecbur eder.
Birisi: Ölümdür ki, insanı dünyadan ve bütün sevgililerinden ayıran bir ayrılmaktır.
İkincisi: Dehşetli, korkulu ebed memleketine yolculuktur.
Üçüncüsü: Ömür az, sefer uzun, yol tedariki yok, kuvvet ve kudret yok, acz-i mutlak gibi elim elemlere maruz kalmaktır. Öyleyse, bu gaflet ve nisyan nedir? Devekuşu gibi başını nisyan kumuna sokar, gözüne gaflet gözlüğünü takarsın ki Allah seni görmesin. Veya sen Onu görmeyesin. Ne vakte kadar zailat-ı faniyeye (değersiz dünyevi şeyler)  ihtimam ve bakiyat-ı daimeden(ahiretteki daimi şeyler) tegafül edeceksin?"

ŞU ESASASATA DİKKAT LAZIMDIR:

1. Allah'a abd (kul) olana her şeymusahhardır. Olmayana her şey düşmandır.
2. Her şey kaderle takdir edilmiştir. Kısmetine râzı ol ki, rahat edesin.
3. Mülk Allah'ındır; sende emaneten duruyor. O emaneti ibka edip senin için muhafaza edecek. Sende kalırsa, meccânenzâil olur, gider.
4. Devamı olmayan bir şeyde lezzet yoktur. Sen zâilsin. Dünya da zâildir. Halkın dünyası da zâildir. Kâinatın şu şekl-i hâzırı da zâildir. Bunlar saniye ve dakika ve saat ve gün gibi birbirini takiben zevale gidiyorlar.
5. Ahirette seni kurtaracak bir eserin olmadığı takdirde, fâni dünyada bıraktığın eserlere de kıymet verme.