Dünya teröristi ABD'nin çöküşü yakındır!

Recai Albay 30 Kasım 2018 Cuma, 07:17

ABD'nin yarattığı "korku terörizminin" boyutu gittikçe dünyayı yaşanmaz hale getiriyor. ABD menfaatine göre terör örgütlerine yaklaşıyor, hatta gerekirse mali ve silah yardımı da yapıyor. Kendisine sorun çıkaran liderleri ya da ülkeleri bir yolunu bulup Uyduruk bir bahane ile düşman ilan edebiliyor. Sonuçtan da istenmeyen vahşet dolu olaylar yaşanıyor.

Bugün hemen güneyimizdeki Suriye topraklarında, Türk Devleti'nin (Güya stratejik müttefik dediği) gözünün içine baka baka, YPG-PKK terör örgütlerine binlerce TIR ağır/hafif her türlü silah yardımını yapmaktan geri durmuyor. Hatta bu terör örgütlerini beslemek ve kalıcı hale getirmek için 2018 yılı bütçesine 500 milyon dolar konulduğunu medya haberlerinden okuyoruz. Elbette bu bumerang bir zaman sonra kendisine dönecektir. Çünkü bu bir Sosyal Kuraldır, Kevni Kanundur, şaşmaz.

"Terörizm, hoşgörüsüzlüğün canice ortaya çıkışıdır. Hoşgörüsüzlüğe verilen taviz, insanlık için her zaman çok kötü olmuştur. Hoşgörüsüzlüğün canice ortaya çıkışına, hızla, sebatla ve kararlılıkla karşılık vermek gerekir. Ama etkili ve güvenilir olmak için tutarlılık şarttır. Başka bir deyişle, nerede karşılaşırsak karşılaşalım, hoşgörüsüzlükle kararlılık ve cesaretle mücadele edilmelidir." (Pİco)

Belki de işin formülü ve sırrı yukarıdaki ifadelerde yatmaktadır. Hoşgörüsüzlüğe hoşgörü ile bakmak, zalimi alkışlamak, tutarsız politikalar izlemek ve zalimlere korkakça tavizler vermek. İnsanoğlu bu cani davranışlara başkaldırmasını bildiği gün onurunu kurtarabilecektir.

Albert Einstein bu konu ile ilgili şu mükemmel ifadeyi kullanmaktadır:

"Dünyayı tehdit eden kötü insanlar değil, bilakis kötülüğe göz yumanlardır. Veya dünya köyü, insanların değil, göz yumanların tehdidi altındadır."

"Tarih hiçbir baskıcı rejimin sonsuza kadar ayakta kalamayacağını göstermektedir, bazıları uzun süre ayakta kalmış olsalar da. Ayakta kalmayı başarmış imparatorluklar, kendilerine tabi halkların ihtiyaçlarını ve emellerini tatmin etmenin yollarını bulmuşlardır. Roma, Britanya ve Osmanlı İmparatorlukları akla gelen örneklerdir.  Baskıya dayanan imparatorlukların yaşamlarıysa fazla uzun sürmemiştir. Nazi Almanya'sı ve Sovyetler Birliği buna örnektir. İşte bu yüzden hâkimiyetçi yaklaşımı, istenmeyen sonuçlar yaratmaya meyilli olarak görüyorum.  Doğal olarak ABD hiçbir zaman Nazi Almanya'sı ve Sovyetler gibi olamaz. Çünkü yönetim şekli buna izin vermez. Yalnız hâkimiyetçi yaklaşımın doğasında var olan tehlikelere dikkat çekmek istiyorum". (Soros)

ABD'NİN ÖNÜNDE İKİ YOL VAR!

Hayali senaryolar uydurarak, başka ülkelerin egemenlik haklarını çiğnemek hiçbir uluslararası sözleşmeye, demokratik anlayışa ve kabul edilebilinir insani anlayışa sığmamaktadır. O halde ABD'nin önünde iki yol vardır;

1-Ya baskıcı totaliter ve jakoben anlayışından vazgeçip demokratik temayüllere uyacak,

2- Ya da yaptığı gayr-i insani eylemlerle kendi sonunu kendi hazırlayacaktır.

Tarihi olaylar şimdiye kadar bunu göstermiştir. Yukarıda ifade edildiği gibi "Sosyal kanunlar/Kevni Şeriat" kesin olarak hükmetmektedir. Bu nedenle bütün bu zulümleri gören "Allah, imhal eder; lakin ihmal etmez". Yapanın yanına kar kalmaz. Zira kâinatı taht-ı tasarrufunda tutan Yaratıcı, bu zalimlerden de mutlaka hesap soracaktır. "Sakın Allah'ın peygamberlerine verdiği sözden cayacağını sanma; Şüphesiz Allah çok üstündür, çok güçlüdür; cezaya layık olanın cezasını verendir."(İbrahim-47). Bu büyük şeytanın akıbetini de hep berabergöreceğiz, inşallah.