Psikolog Mürşit Atlıakın 05 Mart 2019 Salı, 07:01

Kaygı nedir sorusu insanı kaygılandırmaya yetiyor sanki. Aslında kaygı bizim bedenimizin normal ve olumlu bir işleyişidir. Hatta kaygı nedir sorusuna bizim olmazsa olmazımız da diyebiliriz. Çünkü bizim bedenimiz adeta kaygıyla çalışmaktadır. İşlerimizi vaktinde yapmak, ihtiyaçlarımızı temin etmek hep kaygı mekanizmasının sağlıklı çalışmasıyla mümkün olmaktadır. Vücudumuzun dengesi bozulduğunda gerilim hissederiz, kaygılanırız ve kaygımızı gidermek için çabaya girişiriz. Kaygıyı korkudan ayrıt etmek çoğu zaman zordur, bazen de birbirinin yerine kullandığımız olmaktadır. Kaygı nedir, korku nedir, arasında ne fark vardır? Bir örnekle anlatırsak, bir ormana düştüğümüzde vahşi hayvan çıkabilir diye düşünürsek kaygılanırız. Gelecek bir olayla ilgili bir çeşit tasa yaşarız. Ama vahşi hayvanla karşılaşırsak yaşadığımız duygu daha çok korku olmaktadır. Korku, gelecekten daha çok yaşanan bir durum karşısında gösterdiğimiz tepkiyi tanımlarken kullandığımız kavramdır.

Özünde aynı sistemler de olsa, birçok farklı kaygı türlerinden bahsedebilir. Özellikle öğrencilikte en çok konuşulan şüphesiz sınav kaygısıdır. O da, sınavda başarısız olacağım kaygısı, geç kalacağım, sınavı kaçıracağım kaygısı, dikkat edemeyeceğim kaydırma yapacağım, kaygısı gibi kendi içinde de farklılıklar göstermektedir. Aslında her sınav, hayatın her döneminde bir stres kaynağıdır. Bizim bilgimizin veya yaptıklarımızın, bizim dışımızda başka birileri tarafından kontrol edilmesi her zaman bizi endişelendirmektedir. Bu doğaldır da, ama bunun bir eşiği var tabi. Hayatımızı veya gireceğimiz sınavı olumsuz etkileyecek kadar yoğun hissediyorsak, o zamanda soruna dönüşmektedir. Çünkü hissettiğimiz gerilim duygusu çok yükseldiğinde beynimiz adeta bloke olmakta, analiz yeteneğimiz zayıflamaktadır. Sağlıklı düşünce akışı bozulur, bildiklerimizi unuttuğumuz olduğu gibi, hatırlamakta da zorluk çekeriz. Bunun tam da sınav esnasında olmasını hiç istemeyiz. Bu durum önemli kayıplara sebep olur. Bütün hazırlığımız, onca emeğimiz ve zamanımız boşa gider, telafisi de her zaman mümkün olmayabilir. Hüsran yaşarız.

Sınav kaygısından kurtulmak mümkün mü? Elbette mümkün. Kaygımızı azaltmak için öncelikle kendi kendimize yapabileceklerimiz vardır. Örneğin altı ila sekiz saat kadar düzenli uyumak. Sağlıklı beslenmeye özen göstermek, hareket etmek, yürümek veya spor yapmak. Ailemiz ve dostlarımızla güzel zaman geçirmek, sohbet etmek. "Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur" atasözümüzde ifade edildiği gibi, güçlü bir zihinsel aktivite yapabilmek için ruhsal ve fiziksel olarak sağlıklı olabilmeliyiz. Her zaman temel sağlık kriterlerine dikkat etmek yararlı olmaktadır. Yine de sınavla ilgili endişeler yüksekse, sınavı ve emekleri riske atmak istenmiyorsa, hele daha önce girilen sınavlarda sınav kaygısı yüzünden sorunlar yaşanmışsa, o zaman terapi desteği almak önemlidir. Sınavın iyice yaklaşmasını beklemeden, profesyonel yardım almak için bir uzmana müracaat etmek iyi olacaktır. Sınav kaygısı üstesinden gelinmesi kolay bir sorundur.

Tekrar görüşmek üzere. Hoşça kalın.