Bursa ve balıkçılık-3 Rekolteye çeversel faktör etkisi!

Prof.Dr.Yılmaz Emre 19 Ağustos 2019 Pazartesi, 08:52

Balık üretiminin yeterli düzeyde olmaması çevresel faktörler, aşırı avcılık ve av yasaklarına uyulmamasına bağlanabilir. Üretim planlamalarının olmayışı, balıkçıların bilinçli olmayışları ve stok takviyelerinin yapılmaması da önemli etkiler olarak düşünülebilir. Özellikle stok takviyelerinde gerekli özenin gösterilmemesi de göllerde ve diğer iç sularda önemli sıkıntılar oluşturmuştur. Örneğin egzotik balıkların göllere aşılanması bazı değerli türlerin istihsallerini de azaltmıştır. Bunun en bariz örnekleri İsrail sazanı ve gümüş balıkları popülasyonlarının Bursa'daki göllerimizde artması olarak gösterilebilir. Bunun en büyük nedenleri bakanlık ve balıkçılardır. Çünkü balıklandırmadaki stratejik hatalar ve balıkçıların keyfi davranışları şeklinde tanımlanabilir.

Bakanlığın tek balıklandırma işlemlerini yapan kuruluş bugünkü adıyla "Akdeniz Su Ürünleri Üretim, Araştırma ve Eğitim Enstitüsü" dür. Bu kurumun 13 yıl Müdürlüğünü yaptım. Yılda istikrarlı olarak 4 milyon civarında yavru üretimi yapılmakta ve bakanlığın uygun gördüğü, özellikle göletlere balıklandırma yapılmaktadır. Tabii ki bu işlemi Bursa'da Tarım İl Müdürlüğü organize etmektedir. Sadece şunu ifade edebilirim: Balıklandırmanın daha sağlıklı ve nitelikli olmasını sağlayan mekanizma bizzat kendi tarafımdan kurulan ve uzun yıllar boyunca çalıştığım Kepez'deki kuluçkahanedir. Hala faaliyetine devam etmektedir. Bu kuluçkahane sayesinde istediğimiz anne ve baba anaç balıklardan yavrular alınabilmektedir.

Peki, ne yapacağız? Öncelikle balıkçımızı eğiteceğiz. Av yasaklarında belirtilen sınırlamalara dikkat etmelerini temin edeceğiz. Her bir dişi balığın en az bir kez yumurtlamasına imkan verecek bir tavır almaları konusunda bilinçlendireceğiz. Balık popülasyonlarının ve gölün bize bir emanet olduğu fikrini içselleştirmelerini sağlayacağız. Öte yandan su kaynaklarının kirlenmemesi için her türlü tedbiri alacağız. Bu hem ilgili kooperatifler, hem devletin kontrol mekanizmaları, hem gölün periferinde yer alan sanayici-çiftçiler ve hem de birey olarak bizler sahiplenerek emanetin korunmasına gayret göstereceğiz. Şimdiye kadar olan tahribatları bir kenara bırakarak gerekli rehabilitasyonu gerçekleştirmemiz gerekiyor. Bu konuda  "BalatonGölü"nü örnek almalıyız. Bizim göllerimiz daha temiz ve daha ıslah edilmeye uygundur. Gerek Valilik, gerek Büyükşehir Belediyesi ve gerekse Sivil Toplum Kuruluşları ile akademik çevrelerin imkanlarını seferber etmeleri zaruridir. " Göl Komitte"lerinin faaliyete geçirilmişi oldukça önemlidir. Yıllar boyunca ihmal edilen ve hor kullanılan Bursa ilimizdeki göllerin ve balıkçılığının serencamını hikayemsi bir şekilde anlattım.  Kuşkusuz tenkit etmek yetmiyor. Aslında uzun yıllardır Uluabat ve İznik/ Orhangazi'li balıkçıları teşvik etmeye çalıştım.  Fakat kimse elini taşın altına koymaya ya yanaşmadı ya da güçleri ve enerjiler yetmedi.

Neydi bu telkinlerimiz? Valilik, belediyeler ve balıkçı kooperatiflerinin müşterek çalışma yapmaları. Sadece olay bu. İlk yıl ve izleyen yıllarda üretime yönelik katkılara ve planlamalara sağlığım imkan verdikçe ben de destek vereceğim. Kurulacak üretim ünitesi için yeni bir "resmi daire" kurulmayacak. Yılda  bir iki kez yukarıda bahsettiğim komite toplantıları yapılacak. Alınacak kararlar bir kooperatifin veya ilçe tarım müdürlüklerinin bünyesinde olan bir ofisten yürütülebilecektir. Yapay üretim ve seyyar kuluçkahane İznik'te kurulacaktır. Yılda maksimum iki aya çalışılacaktır. Ancak yavru büyütme havuzları 4 ay kadar faal olacak daha sonra o yılki üretim süreci sonlanacaktır. Bunun için göl etrafında bazı toprak havuzlar oluşturulacaktır. Bu havuzlara gölden motopompla su basılacaktır. Günün belirli saatlerinde sınırlı olarak bu işlem yapılacaktır. Üretimin kapasitesine göre göl civarında oluşturulan havuzlara bırakılan yavruların bakımı için geçici işçilere ihtiyaç olacaktır. Üretilen larvalar naylon poşetlerde Uluabat Gölü etrafında oluşturulan yavru büyütme havuzlarına transfer edilerek bir üretim zinciri orada da oluşturulacaktır. Buralarda büyütülen yavrular Bursa'da bulunan diğer rezervuarlara aktarılarak Bursalıların hizmetine sunulacaktır. Tüm bu işlemler ilk yıl için bazı maliyetler oluşturacaktır. Diğer yıllarda ise masraflar minimuma inecektir. Toprak havuzların kazılması kamu birimlerinin ekipmanları ile yapılacağından herhangi bir ihale çalışmasına gerek kalmayacaktır. Planlamalar komite aracılığı ile yapılacağından asgari masraf ancak yüksek üretim ile çalışmalar neticelenecektir. Öyle ki bu çalışma Türkiye'ye model olacak ve diğer potansiyeli olan illerde de uygulanacaktır. Ortak çıkarlarımız birlikte hareket etmek, üretimde pratik modeller oluşturmak ve artan protein açığımızı -Allah'ın bize nimet olarak verdiği bu su kaynaklarını akıllıca kullanarak -  yerelde katkıda bulunmak suretiyle yüksek düzeyli bir devlet ve diğer paydaşlarla başarıyı yakalamak artık büyük bir gereksinim olmuştur. Antalya'da yaşamama rağmen  gönüllü olarak  ben varım.Ya siz ?