Bursa ve balıkçılık-2 Göllerde rekolte neden düşük?

Prof.Dr.Yılmaz Emre 18 Ağustos 2019 Pazar, 07:00

Yine bir günbalıkçılık üretim miktarlarını almak üzere Karacabey'e gittik... Başımızda Biyolog  CavitAvgan  şefimiz vardı... Şimdi var mı yok mu bilmiyorum  küçük  bir sebze-meyve ve hatta  balık satılan  bir pazaryeri vardı. O pazar yerinin karşısındaki bir kahvehanede oturduk... Şefimiz "Ümmet nerede ?" diye sordu.  Kısa bir zaman sonra uzunboylu, palabıyıklı bir adam içeri girdi ve yanımıza oturdu.  Bu şahıs hem balıkçı ve hem de balık ticareti yapıyordu. Ayrıca  trol ile iştigal ettiği  söyleniyordu.  Cavit Bey kendisine sordu:"Ümmet bu bölgede  aralık, ocak, şubataylarında ne kadar kefal  avlandı ?" Ümmet gözlerini tavana  dikerek ay ay  üretim  miktarlarını söyleyerek, rakamlarda  tarafımızdan  kaydediliyordu.Sonra sıra diğer balıkların av miktarlarına geliyordu. Ümmet aynı davranışlarla bize rakamları veriyordu.Aslına bakarsanız bana çok tuhaf geliyordu bu şekilde  bilgi toplamak. Hatta bunu birlikte göreve gittiğimiz Belgin Hanım'la paylaşmıştım (Prof.Dr.BelginHoşsu). O da bu tarzı eleştirmişti.Uluabat Gölü'nde (Apolyont ) bugün de varlığını  devam ettiren bir balıkçılık kooperatifi vardı.Yanlış hatırlamıyorsam İznik Gölü civarında  Boyalıca, Çakırlar ve Orhangazi Su ürünleri kooperatifleri vardı...Özellikle Bölge Müdürlüğü elemanları olarak  zaman zaman Gölyazı'yagidiyorduk.O yıllarda balıkçılar gölden kerevit avcılığından iyi para kazanıyorlardı.Kerevitaş aracılığı ile özellikle Fransa'ya ihracat yapılıyordu.Bölge Müdürümüz de emirlerinde olduğundan bizi takmıyorlardı...Hatta daha sonra rahmetli olan Cevat Başkan'la bir sohbetimizde, "Siz köye gelmeden Bölge Müdürü bizi arardı. Biz de ona göre tedbirlerimizi alırdık. Özellikle yasak dönemlerde varsa takımlarımızı toplatırdık" demişti. Balıkçılar göllerimizi acımasızca kullanıyorlardı.  Hasılı buradan o tarihlere baktığımızda; Bursa balıkçılık ve yetiştiricilik açısından şanslıydı. Ancak kötü yönetimi vardı.Yalnız Gemlik'te Hüseyin isimli bir balıkçılık derneğinin başkanı vardı. Aktif ve bilgili biradamdı.Güzel ve haklı şeyler söylüyordu toplantılarda... Ne var ki, kim dinliyordu?İznik'teki inşaat bitmiş ve sıkıntılı bir şekilde yönetimi devam ediyordu...Az miktarda yavru üretiliyordu. Daha sonra oraya müdür olarak atanan kişi ile Tarım İlçe Müdürü'nün kavgaları İznik'te gündem olmuş ve gazetelerde makalelere konu olmuştu.Hasılı balık üretiminden çok bu konular ve sıkıntılar ortaya çıkmıştı. 1988 yılında Müdürolarak oraya görevlendirildim. Yönetimi sıkıntılı ve problemli bir hal almıştı.4-5 ay sonra kendi isteğimle bıraktım. Başka bir arkadaş idareci olarak gitti. Bir müddet sonra o birim kapatıldı.Aynı arkadaş bu kez Yalova'ya gitti.  Orada da sıkıntılı bir yönetimin aktörü oldu ve orayı da kapatarak bu üretim istasyonlarının kötü başlayan kaderleri de son buldu.. Bu arada 1989 yılında Antalya Kepez Su Ürünleri İstasyonu'na tayinim çıktı. Ancak 1992 yılına kadar Bursa'yla alakam devam etti.Çünkü tayin olduğum yıl Uludağ Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü'nde doktora eğitimime başlamıştım.İzleyen yıllarda Antalya'da olmama rağmen özellikle Gölyazı Kooperatifi başkanları ve balıkçıları ile irtibatım kesilmedi.Hala görüştüğüm dostlarım vardır (Mustafa Başkan, Yılmaz Dalgıç vs.).

İşte bu aşamada göllerden avcılık yoluyla istihsal edilen sağlıklı-sağlıksız balık miktarı 1971 yılında 1315 ton, 1980 yılında 2275; 1990 yılında 1815, 2000 yılında 2037;2010 yılında 3126 ve 2018 yılında ise 2213 ton olarak istihsal edilmiştir. Ağırlıklı olarak sazan, yayın, turna, akbalık, gümüş balığı, kerevit ve İsrail sazanı (Havuz balığı) gibi türler avlanılmaktadır.Öte yandan,yetiştiricilik iseilk kez 1988 yılında istatistiklere yansımıştır. İlk rakam 260tondur. İnişli-çıkışlı rakamlarla 2008 yılında 896 tona ulaşmıştır. Nihayette 2016'da ise 122 tona inmiştir. 2016 yılındaki toplam iç su balıkları üretimi   ise2516 ton olmuştur.Yine 2005 yılında içsularda 603, denizlerde ise 907,toplam 1510 balıkçı kaydı vardır. 2018 yılındaki verilere göre ise,429 iç su, 1303 deniz olmak üzere 1732 balıkçı faaliyet göstermektedir. 2000 yılında 19 içsu balığı yetiştiren tesis varken; 2018 yılında 17 tesise düşmüştür. Öte yandan, iç sularda 2005'de 225 tekne varken, denizde ise 158 tekne;2018'de ise içsularda 325, denizde ise 236 adet teknenin olduğu görülmektedir.

1984 yılına kadarUluabat (Apolyont) Gölü'nde balıkçılar kerevit avcılığından iyi gelir elde ediyorlardı.  Zira bu canlı Avrupa'ya ihraç ediliyordu. Ancak ülkemizde görülen "Kerevit Vebası" sonucunda bu hastalık Uluabat, İznik, Eğridir vd. göllerdeki kerevit topluluklarını etkiledi.Şimdi üretim oldukça düşük düzeyde  olmaktadır.