Prof. Dr. Şaban Şimşek 26 Kasım 2018 Pazartesi, 08:10

Ön not:

Ben, evvel ilahi emir "ikra"nın gereği ve yarın, "kendi bacağından asılacak bir kul olarak" ilahi kitabı anlamaya çalışıyorum. Anladığımı da çekinmeden paylaşıyorum.  Mutlak doğruyu şüphesiz ki ancak Allah bilir. Başkaca hiçbir iddiam ya da amacım yoktur. Bunun dışında "iyi söz-eleştiri-katkı ortak malımızdır, kem söz ya da düşünce de sahibine aittir."

"SOY, MİLLİYET, ETNİK KÖKEN, KAYIRMACILIK" MESELESİNE DAİR...

Bakara 124. (Özlü tefsir)

Doğrusu gerek Medine Yahudileri, gerek Necran Hıristiyanları, gerekse Mekke müşrikleri, İbrahim Peygamber'in soyundan gelmiş oldukları için kendilerini doğru yolda görmekte, insanlar içerisinde "önder" konumda oldukları iddia etmektedirler.

Oysa İbrahim Peygamber'e, Allah tarafından bahşedilmiş önderlik vasfı onun Allah'ın emirlerine hakkıyla riayet eden bir peygamber (insan) olmasından kaynaklanmaktaydı.

Nitekim Allah onu çeşitli şekillerde imtihan etmiş, o da tevhid inancına ve ilahi emirlere bağlı kalarak bu imtihanları başarıyla vermişti.

Bunun üzerine (Hz) İbrahim, İlah lütfun soyundan gelen kimseler için de bahşedilmesini niyaz etmiş, fakat Allah buna cevaben, "Senin soyundan da olsa tevhit inancından yüz çeviren kimselere bu nimet ulaşmaz" diye buyurmuştu.

Kıssadan aldığım hisse:

1. Hiç kimse ya da zümre şu ya da bu kökten geldiği için önder ya da diğer insanlara üstün konumda değildir.

2. Değil şu makam veya bu güç sahibi, Peygamber olarak seçilmiş bir kul da olsak üstünlük ancak bize biçilen/yüklenen vazifeleri hakkıyla yerine getirmek, (halkın ve) Hakk'ın gözünde sınavı geçmektedir. Sadece bu insanlar Allah'ın lütfuna (gerçek anlamda) mazhar olacaktır. Üstünlük çalışmakta, emirlerin-vazifenin gereğini halisane yerine getirmekte yani takvadadır.

3. Şu soydan-babadan, şu klikten-partiden ya da bu inançtan-dinden gelmek kurtarıcı değildir. Hangi soydan olursa oldun tevhid inancına sahip değilse ve bunun gereğini yerine getirmiyorsa Allah'ın nimetine-iltifatına sahip olamaz. Zira Bakara 141 "Bunların erdemleri kendilerine ait olup size bir şey kazandırmaz. Size ancak kendi erdemleriniz bir şey kazandırır. Nasıl ki onların hatalarından sorumlu değilsiniz faziletlerini de üstlenemezsiniz" diye buyurmaktadır.

4. "Benim soyumdandır, akrabamdır, yakınımdır" diye kayırmacılık yapmak Allah katında, hoş karşılanmamanın da ötesinde açık bir şekilde reddedilmektedir.

5. Dolayısıyla soyla övünmenin ya da bunu dinsel inanç dahil diğer erdemlerin önüne geçirerek yaşamanın veya idari uygulama yapmanın dinde yeri, Allah indinde bir geçerliliği yoktur. Günlük hayatımızda veya siyasette buna tevessül edenler, nepotizm yapanlar Allahın hoşuna gitmeyecek bir küfür iştigalin içerisindedirler.