"Tevhid Mesajı" Okuyorum (12) Kur'an'a Göre kaç kadınla evlenilebilir? Uygulamalar nasıl olmuştur?

Prof. Dr. Şaban Şimşek 08 Şubat 2019 Cuma, 07:02

Kur'an'da evlenme ve evlilik hayatı ile ilgili onlarca ayet vardır. Şüphesiz ki bunlardan en çok konu edinilen evlenilebilecek kadın sayısına doğrudan işaret eden Nisa Suresi'nin üçüncü ayetidir.

Cahiliye döneminde sınırsız olan bu sayı Müslüman olduktan sonra da çoğu zaman birden çok olmuş, erkek egemen toplumun bir yansıması olarak bu sayı hep yukarılara doğru taşınmıştır. İşin içerisinde bir de cariye meselesi var tabii!

İlgili temel ayetler:

Nisa 3 :

"Bakmak durumunda olduğunuz yetim kızlarla (Malları için) evlenip onların mallarına el koymaya kalkmayın, savunmasız olmalarını istismar etmeyin. Eğer bu duruma düşmekten kendinizi alıkoyamayacaksanız (Onlarla evlenmeyin) size helal olan başka kadınlarla evlenin, hatta ikisiyle, üçüyle, dördüyle...  Ama onlara da adaletli davranabileceğinizden (Aralarındaki huzuru sağlayacağınızdan) emin değilseniz bir taneyle yetinin veya (Mehir verme imkanı veya başka bir sorun varsa) sahip olduğunuz cariyelerle evlenin. Bu sizin adaletten ayrılmamanız, yetimlere gereği gibi hamilik yapmanız (Irz, namus, mal ve zinaya düşme anlamında) azmamanız, için en uygun yoldur."

Öncelikle belirtmek gerekiyor ki bu ayette Allah'ın koyduğu asıl hüküm (Ele aldığı tema) İslam'a göre bir erkeğin ne kadar kadınla evlenebileceği değil savunmasız yetim kızların (Ve/veya kimsesiz dulların) sahip olduğu mal, mülk ve ırzlarıyla nesebin korunmasına dairdir.

Ama ne yazık ki ayetten anlaşılması ve uygulanması murad edilen bu manalar yerine, mesele hep "dört kadın + cariyeler" düzleminde ele alınmış, dahası, dini önderler, müellifler bu ayetten birbiriyle hiç örtüşmeyen anlamlar çıkarmış. Bunları (Sahih veya değil, doğrusunu ancak Allah bilir) Hadis-i şeriflerle takviye ederek Müslümanları yönlendirmiş, bu şekilde dini ve beşeri hayatı yönetmişlerdir!

Mümtehine 10 :

" Ey müminler; (Kafir kocalarından kaçarak) hicret eden (Size sığınan) Müslüman kadınları geri göndermeyin. Kocasının verdiği mehiri ödeyip onları nikahlayabilirsiniz..." derken nikahlamada esas meselenin (Eski kocası düşman ve kafir bile olsa) mehirin verilmesi (İade edilmesi), mal, ırz ve namusun korunması (Zinaya düşmemek) olduğu bir kez daha vurgulanmaktadır. Ayrıca bu ayetle, Kur'an'ın kadın haklarının korunmasına dair hükümlerinin sadece yetim kızları değil, dul kadınları da kapsadığı açıkça ortaya konmaktadır.

Bu konularda İslam büyüklerinin uygulamaları da ilginçtir. Mesela;

    - Hz Hasan'ın (100 kadar evlilik yaptığı söylense de) en az 13 kez evlendiği kesindir. Bu sebeple kendisine "mıtlak" (çok boşanan) lakabı verilmiştir.

    - Hz. Ali (Hz.Fatma'nın ölümünden sonra) 9 (dokuz) kadınla evlenmiştir.

    - Hz. Ebu Bekir 4 (dört) kadınla evlenmiştir.

    - Hz. Ömer ise 8 (sekiz) kadınla evlenmiştir.  

Sonuç itibarıyla, kıssadan hisselerim:

    1. Kur'an (Eşler arasında adaleti, huzuru sağlayabilmek kaydıyla) çok eşliliğe (Poligami) izin vermiştir. Ancak bunun erkeğe ağır bir yük getireceğine, bu şartları sağlamanın zor olduğuna da işaret ederek tek eşliliği tavsiye etmiştir.

   

    2. "İkişer, üçer, dörder kadın" derken "aslında himayen altındaki yetimin malına, ırzına dokunma da (Helal olanlardan) istersen gözün-nefsin doyuncaya kadar kadın al/alabilirsin" denmektedir.

Yani burada "dört tane alın" denmemiş, bir emir değil sadece ruhsat verilmiş ama doğrusu "dörtle sınırlama" da yapılmamıştır. Eğer öyle olsaydı "dörde kadar" veya "en fazla dört" denirdi ki bu durumda Hz. Peygamber, Hz. Hasan, Hz. Ömer, Hz. Ali ve nice önder Müslüman haşa Kur'an hükümlerinin hilafına hareket etmiş, büyük günaha girmiş olurdu.  

    3. Hz.Peygamber'in de dörtle sınırlama gibi bir uygulaması olmamıştır. Ahzab 50'de "...Bir de mümin bir kadın kendisini Peygamber'e bağışlar ve Peygamber de onu nikahlamak isterse, bunu mehirsiz olarak yalnız ona helal kıldık" buyrulmak suretiyle O'na verilen izin "hibe edilen kadınlarla mehirsiz olarak evlenme" ayrıcalığıyla ilgili ve sınırlıdır. Oysa O (Sebebi her ne olursa olsun) on iki evlilik yapmıştır (Bilgi: Hepsi Hz.Hatice'nin vefatından sonradır). Bu, "ikişer, üçer, dörder..." hitabının, mezkur ayrıcalıktan ilgisiz olarak aslında anlatımı güçlendirmek, elinden-belinden-dilinden emin olmayan insanlara tembihi kuvvetlendirmek için yapılan bir vurgu olduğunun açık ispatıdır.

    4. İslam ulemasınca varılan ortak görüş ve davranış (İcma) aynı anda nikah altında bulundurulabilecek kadın sayısının dörtten fazla olmaması yönündedir. Verilen bu ruhsatın sayısal uygulamaları ise toplumun gelenek, görenek, güç dengeleri, meri hukuk ve insan psikolojisine göre şekillenmiştir.