Okçular Tepesi bize diyor ki...

Prof. Dr. Ali Büyükaslan 10 Nisan 2019 Çarşamba, 07:00

Uhud Savaşı, Müslümanların tarihinde önemli bir yere sahiptir. Bu savaş, başlangıcı, seyri ve sonucu itibariyle, bir inancı, bir davası, uğruna savaşmayı göze aldığı değerleri olanlara çok şeyler anlatır. Merhum Akif'in Safahat'ındaki şu sözler, tarihteki bütün olayların günümüzle ilişkisi açısında oldukça önemlidir.

Geçmişten adam hisse kaparmış... Ne masal şey!

Beş bin senelik kıssa yarım hisse mi verdi?

"Tarih"i  "tekerrür"  diye tarif ediyorlar;

Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi?

Bilindiği üzere Uhud Savaşı, Bedir Savaşı'nda mağlup olan Mekkeli müşriklerin, Müslümanlardan Bedir Savaşı'nın intikamını almak üzere hazırladıkları orduyla, Medine dışında Uhud Dağı çevresinde yaptıkları savaştır.

Uhud Savaşı'nın, Akif'in mısralarında belirttiği şekilde bugün bizler için ibret olan en önemli yönlerinden biri Okçular Tepesi'ne yerleştirilen ve Hz. Peygamber'in, yani komutanın sözüne aykırı hareket eden sahabilerin davranışıdır. Bizzat Hz. Peygamber (sav) tarafından, savaş meydanına hâkim olan Ayneyn Tepesi'ne yerleştirilen 50 okçuya,"savaşın seyri her ne olursa olsun asla yerlerini terk etmemeleri" tembihinde bulunulmuştur.Ancak sahabilerden bir kısmının, Hz. Peygamber'in emrini göz ardı ederek, dağılmakta olan müşriklerin peşinden koşmak ve geride bıraktıkları ganimetlerden toplamak için bulundukları tepeyi terk etmesiyle savaşın seyri değişmiştir.

Okçular Tepesi'nde Müslümanların arka tarafını güvenlik içerisinde tutanların yerlerini terk ettiklerini gören müşriklerin komutanının tam da beklediği an işte o andır.

Bir ve beraber olmanın sorumluluklarını yerine getirmeyen vezâfiyetlerine mağlup olanlar sadece kendisine değil inandığı değerlere ve kendisiyle birlikte olanlara da zarar verir.

Müşriklerin komutanının Okçular Tepesi'ni terk edenlere karşı yaptığı saldırı sonucunda Müslümanlar arkalarından kuşatılmışlar, kaçan müşrikler de tekrar savaş meydanına dönerek aleyhlerine olan savaşı lehlerine döndürmüşlerdir. Savaş o derece şiddetlenmiştir ki Hz. Muhammed (sav) yüzünden yaralanmış, sancaktarı Musab ve amcası Hamza'yla birlikte 70 Müslüman şehit edilmiştir.

Her olay eğer ibret alınır ve dersler çıkarılırsa, sonraki olaylar için birer kazançtır aynı zamanda.

Uhud'da verilen emri dinlemeyip Okçular Tepesi'ni terk edenler, Müslümanların yenilgisine sebep olmuşlardır.

Her dönemin kendi Okçular Tepesi vardır. Ve o tepenin ganimet peşinde koşanlarıyla birlikte sayıca az kalmalarına rağmen yerini terk etmeyen, inandığı dava ve değer uğruna o tepede ölümü göze alan yiğitleri de vardır.

İnsan her daim tercihleriyle yaşar dünyayı. Ya mevziiyi terk edip ganimet peşinde koşar ya da ganimeti elinin tersiyle itip, sonucu ne olursa olsun inandığı değerlere sadakati seçer.

Dünya, inananları Okçular Tepesi'nden indirmek üzere her şeyi önüne saçıyor.

Seçim bize kalmış ya dünya ya ahiret. Ya dava ya ganimet!..

Kalın sağlıcakla!..