Prof. Dr. Ali Büyükaslan 06 Şubat 2019 Çarşamba, 07:00

Kelimelerin hangi kökenden geldiği, ona hangi anlamın yüklendiği, kelimenin zaman içerisinde hangi süreçlerden geçip anlam değişikliklerine uğradığı elbette önemlidir.Arapça kökenli olan mahalle kelimesi, durma yeri, konaklama yeri anlamına geldiği gibi çözme yeri anlamına da gelmektedir.

Eğer sosyolojik ve psikolojik anlamda bir bağlam oluşturan; insanların kimlikleriyle doğrudan ilişki oluşturacak derecede bir bağ kurulan mahalle kelimesi gibi bir kelimeden bahsediyorsak bir kere daha durup düşünmemiz gerekir.

Dilin canlı olmasının da en güzel örneklerinden biridir mahalle kelimesi.

Yeni kelimelerin gündelik dile girmesiyle kaybolmaya yüz tutan kelimelerin kullanımının azalması da dildeki canlılığın, hareketliliğin bir ifadesidir. Ama ne yazık ki bu hareketlilik kimi zaman kelimelerle birlikte kaybolan anlamların, kaybolan değerlerin, kaybolan güzelliklerin de olduğunun göstergesidir.

Bana hangi mahalleden olduğunu söyle sana ne olduğunu söyleyeyim!..

Mahalle kelimesinin çözme yeri, çözüm yeri anlamı olduğu da zikredilmektedir. Kaldı ki bu kelime böylesi bir anlamı barındırmasa da sosyolojik anlamda bu kelimeye bu anlam yüklenmiştir. Mahalle komşuların bir arada olduğu ve hemen herkesin birbirini tanıdığı, birbiriyle bir hâl üzere olduğu yerin adıdır.

Mahalleli kelimesi, aynı mahallenin insanlarının birlikteliklerinin ifadesidir.

Mahalle kelimesiyle türetilen ve bir arada olma, birlikte olma, aynı mahallenin özelliklerini taşıma, mahalleye aidiyet hissetme gibi anlamları barındıran birleşik kelimeler vardır: Mahalle arkadaşı, mahalle kahvesi, mahallenin akıllısı, mahallenin delisi, mahalle mektebi, mahalle arası gibi...

Daha birçok kelimeyle birlikte zikredilen mahalle kelimesi bugün yavaş yavaş kaybolmaktadır. Hangi sitede, hangi konutlarda, hangi bloklarda yaşadığımıza ilişkin sorularamuhatap olduğumuz düşünüldüğünde, belki biraz sınıfsal ayrıcalıklarla sınırları belirlenmiş alanlara kendimizi kapattığımızı düşündüğümüzde, herhangi bir aidiyet hissinin yok oluşuyla karşı karşıya olduğumuzu da görürüz.

Konaklama yerlerimizin aynı zamanda çözüm yerleri, aidiyet hissi yaşadığımız yerler haline gelmesini sağlamak yine bizim elimizdedir. Yapmamız gereken, mahallelerde, bize oraya ait olduğumuzu hissettiren duygularımızı, değerlerimizi yeniden ortaya çıkarmak olacaktır.

Acılarda ve sevinçlerde bir araya gelemiyorsak inanın yaşadığımız yerler bize, biz de oralara ait değilizdir.

Bizi birbirimize yakın kılan şeyler, paylaşabildiğimiz şeylerin çokluğudur. Paylaşmak sadece somut varlıklar üzerinden değil duygularımız, düşüncelerimiz, sevdalarımız, dostluklarımız, sevinçlerimiz, kederlerimiz üzerinden olursa bize her yer mahalle, her yer çözüm yeri olur bilesiniz...

Kalın sağlıcakla!..