İhaleye verilmeyecek değerler vardır!..

Prof. Dr. Ali Büyükaslan 05 Aralık 2018 Çarşamba, 07:18

"Kat karşılığı ihaleye verilecektir."

Bu bir ilandır ve bu ilanda söz konusu olan, ihale yoluyla kat karşılığı olarak satışa çıkarılan bir arsadır. Arsa sahipleri kendilerinin daire ve dükkân yapamayacakları arsalarını, bu işleri meslek edinmiş müteahhitlere vererek, arsalarını değerlendirmenin yollarını ararlar. Bu sayede alanın ve satanın ortak noktada buluştuğu bir alışveriş gerçekleşir.

Bu tür bir ilan, hayatın akışı içerisinde yer alan bir olay olması yönüyle bir şekilde bizleri de ilgilendirmiştir. En azından böylesi ilanlara, duyurulara muhatap olduğumuz için yok sayamayacağımız bir durumla karşı karşıyayız. Ancak bizim amacımız, "Kat karşılığı ihaleye verilecektir" sözüyle daha başka şeylere dikkat çekmektir.

Acaba her şeyin bir karşılık alınarak ihale edilmesi mümkün müdür? 

İnsanda bulunması gereken, insana ait olan, toplumsal bir sorumluluğun gereği olan kimi şeyler de acaba kat karşılığı olmasa da bazı şeylerin karşılığında ihale edilebilir mi?

Örneğin ülkemizin 15 Temmuz 2016'da yaşadığı ihanet kalkışması acaba bir ihalenin sonucu muydu? Buna birçok okuyucumuzun "Tabii ki!.. Pensilvanya'da yaşayan FETÖ elebaşısına ve ona bağlı olanlara ibadet, ticaret ve ihanet üçgeninde ihale edilmiş bir darbe kalkışmasıydı" diyeceğini düşünüyorum. En azından ben böyle olduğuna inanıyorum.

Gelelim zor soruya:

Modern dünyanın insanı kuşatan her türlü sorunu karşısında, göz bebeği evlatlarının eğitim öğretimlerini, ahlâki gelişimlerini, anne baba olarak ilgilenmeyi bir kenara bırakarak başkalarına ihale etmek, adeta "kat karşılığı verilen arsa" durumuna düşürmek ne kadar kabul edilebilir bir durumdur?

Canımız, ciğerimiz evlatlarımızın bizim ilgimizden uzak ve yoksun bir durumda bırakılarak melek görünümlü şeytanlara teslim edilmesi; onların eğitimini, bekledikleri sevgi ve ilgiyi, bizim ilgi ve sevgimize mazhar olmaktan uzak tutarak başkalarına ihale etmek; ihale ettiklerimiz tarafından neyin nasıl yapıldığına ilişkin herhangi bir sorgulama, takip, beklenti vb. araştırma yapmamak nasıl izah edilebilir?

İhaleyi alanların, ihale bedeli olarak evlatlarımızı, bize rağmen ve bize karşı kullanılabilecek bir araca dönüştürebileceğini en yakın zamanda tecrübe etmiş bir milletiz. Bu nedenle diyorum ki, anneler, babalar, lütfen sevgi ve şefkatimize muhtaç evlatlarımızı başkalarına kat karşılığı teslim eden aileler olmak yerine, gözetimi ve denetimi bizde olan, sorumluluk sahibi anne babalar olarak evlatlarımıza sevgi, şefkat ve ilgiyi esirgemeyelim; aksi takdirde dizlerimizi döveceğimiz çok günlerimiz olacaktır.

Bugün dünya meşguliyetlerimizle başkalarının insafına terk ettiğimiz evlatlarımızın hangi eğitim ve terbiye süreçlerinden geçtiğinden bîhaber olmamız, ileriki yıllarda "Bu çocuk ne zaman bu hâle geldi?" "Bu çocuk nasıl bu hâle geldi?" sorularına muhatap olmamıza yol açacaktır.  Oysa bize düşen; eğitim, öğretim, terbiye, değerler açısından evlatlarımızı başkalarına ihaleyle teslim etmek yerine onlara daha çok sevgiyle, şefkatle ve ilgiyle yaklaşan anne babalar olmaya çalışmamız gerektiğidir.

Unutmayalım ki bir tebessüm, bir sevgi sözcüğü nice karabulutları dağıtır yok eder. İlgi ve sevgi görmeyenler, sevgi ve ilgi görecekleri hangi kaynaktan beslendiğini bilmedikleri ve önemsemedikleri başka kalpler bulurlar.

Kalın sağlıcakla!..