Prof. Dr. Ali Büyükaslan 12 Haziran 2019 Çarşamba, 07:07

Tuhaf bir başlık olduğunu kabul ediyorum. Örneğin "dolmuş yazıları" yazsaydım çok dikkat çekmezdi.

Hayır bilerek ve isteyerek çorap yazıları yazdım. Her türlü sorumluluğu (!) alıyorum üstüme.

Latife bir yana, bayram namazını kılmak üzere bulunduğum camide önümdeki cemaatin hangi marka çorap giydiğini öğrenmekten son derece mutlu olduğumu (!) belirtmek istiyorum. Gerek tahiyyata oturuş gerekse secdeye varış anında önümdeki cemaatin "çorap yazılarını" okuyarak öğrenmiş olmanın büyük mutluluğunu (!) yaşıyorum. Bu mutluluğu dâhiyane (!) bir uygulama olarak bize yaşatan çorap markalarına teşekkürü de (!) ayrıca bir borç biliyorum.

"Reklamın iyisi kötüsü olmaz" derler. Bu cümlenin doğruluğu ya da yanlışlığını konuşmak çok zaman ve yer alır gazetede. Ben bunun yerine "çorap yazıları" uygulamasının, bir reklam uygulaması olarak neyi amaçladığını sorgulayarak "iyi reklam kötü reklam" ya da "reklamın iyisi kötüsü" olmaz cümlesine göndermede bulunmak istiyorum.

Soru çok basit.

İnsanlar arasında ayaklarının altını göstere göstere gezen; giydiği çorabın markasını başkalarının bilmesini isteyen ve bundan haz(!) alan kaç kişi var?

Hangimizin "ben falan marka çorap giyiyorum baak!.." dercesine takıntılı bir ruh hâliyle çorabının altını gösterir?

Soruları çoğaltmak mümkün.

O zaman şu soruyu sormak istiyorum.

Gaflete aracılık etmek

Allah aşkına hayatın olağan akışı içerisinde bir çorap markasını çorabın altına yazarak başkalarına göstermenin -reklam amaçlı ya da değil- sizce ne tür bir karşılığı olabilir?

Müslümanların camide buluşmaları ve orada da sadece tahiyyat ve secde halinde bulunmanın dışında çorabın altının başkalarınca görülmeyeceği bilindiği halde niye bir çorap firması çorabın altına marka yazar ki?..

Şimdi ben diyorum ki, "Kardeşim ben namaz kılarken önümdeki kişinin çorabının hangi marka olduğunu görmek istemiyorum." Birileri kalkıp şunu diyebilir: "Sen öyle bir namaz kıl ki dış dünyayla irtibatın kesilsin!" Ben zaten o namazı kılabilsem ne çorabı ne yazıyı ne adamı görürüm.

Bırakınız çorabı, adamı, kendimi dahi görmem!.. Ayrıca sen namazdaki bir hâli bile reklamına aracılık haline getiriyorsan başkasının nasıl namaz kıldığını sorgulama hakkına çok sahip olamazsın gibime geliyor. Ne dersin markasını çorabının altına yazan sayın üretici?

Ama ben başka bir şey diyorum. Bana, önümde namaz kılanın çorabında yaptığı marka reklamıyla reklam yapan üretici, ben senin çorabını almayacağım bilesin. Çünkü beni meşgul edecek bir tanıtımın aracı olarak kullanıyorsun Müslüman'ın namaz ibadetini.

Diyorsan ki "benim böyle bir niyetim yok!" Ben de sana şunu derim o zaman: "Çorabın tabanından başka marka vuracak hiçbir yer yok mu be sayın üretici?"

Demek ki neymiş?..

"Reklamın iyisi kötüsü olurmuş" diyebilirim. Yani en azından ben altında marka olan çorap almamaya dikkat ediyorum.