Bize her şey dünü ama aslında bugünü anlatıyor...

Prof. Dr. Ali Büyükaslan 10 Temmuz 2019 Çarşamba, 07:30

Sıkça söylenilen, dillendirilen bir sözdür.

"Tarih tekerrürden ibarettir."

Bu söze karşılık İstiklâl Marşı şairimiz Mehmet Akif Ersoy'un Safahat'ın Yedinci Kitap'ında yer alan şu mısralar gelir hemen gözümüzün önüne:

Geçmişten adam hisse kaparmış... Ne masal şey!

Beş bin senelik kıssa yarım hisse mi verdi?

"Tarih"i"tekerrür"  diye tarif ediyorlar;

Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi?

Yaz ayları çoğu insan için tatil ayları olarak değerlendirilen, tatil deyince de akla deniz, plaj, kum gelen bir coğrafyada yaşıyoruz. Son yıllarda giderek artan yayla turizmiyle birlikte orman havası almak, büyük kentlerin büyük sorunlarından kaçıp kendini dağlara vurup nefes almak da tatil programları içerisinde yer almaya başladı.

Ne ki tatil demeyi tembellik, yan gelip yatma olarak anlamak, yorumlamak veya tatili zihnen ve bedenen dinlenmeyi sağlayacak hemen her şey olarak görüp değerlendirmek de mümkündür.

Hangi halde olursa olsun gezmeyi, görmeyi, tanımayı, bilmeyi bedenen, zihnen bir kazanca dönüştürmek de mümkündür elbette hayatın hemen her anında.

Bunun için yapılması gerekense gidilen, gezilen yerlerde olanın farkına varmaktır.

Adına ister kültürel miras deyin, ister yöreye ait zenginlikler deyin, ne derseniz deyin gittiğiniz gördüğünüz yerlerin farkında olun!..

Farkında olun ki, dinlenmeyi öğrenmeye, tanımaya, bilmeye de dönüştürebilesiniz.

Bu nedenle çevreye duyarlı olmak, çevrede olan bitene duyarlı olmak demektir.

Gezdiğiniz yerlerde, tarihin herhangi bir döneminde sizden önce yaşayanların varlığını ortaya koyan şeylere baktığınızda göreceksiniz ki çevreniz size bir şeyler anlatmak istiyor eğer onu anlayabilirseniz.

Dinle geçmişi yarını görmek için

Harabeler, kalıntılar, doğal güzellikler, yerleşik gelenekler, giyim kuşamdan tutun yenilen içilene kadar hemen her şey aslında bize geçmişi anlatır.

Geçmişi anlatırken aslında bugünü anlatıyorlardır eğer biz farkında olursak.

Farkında olmak sadece görmek ve gezmek değil tabii ki!

Farkında olmak, geçmişten bugüne gelenin ne söylediğini ne söylemediğini de anlamaktır.

Bazen ibretlik şeyler söyler geçmiş bize, geçmişten bugüne kalanlarla...

Bazen uyarılar vardır geçmişten bize gelenlerde.

Bazen de gurur kaynağı oluşturacak eserler, sözler, dersler vardır geçmişten bugüne kalanlarda.

Yeter ki biz onları anlamayı bilelim.

Görelim ve dinleyelim.

"Filanın mezarı, falanın binası" deyip geçtiğimiz şeyler, bir gün bizim de "filanın mezarı falanın binası" diye görülüp geçilecek şeyler bırakacağımızı söyler bize.

Ve bize şunu hatırlatır:
Sen senden öncekilerden farklı olmayacaksın!

Sen de senden öncekiler gibi unutulup gideceksin!

Sen ibret almazsan geçmişin sana bıraktıklarından;

Ve dinlemezsen onların sana söylediklerini, görmezsen onların sana gösterdiklerini...

Bilesin ki sen de tekrar eden bir geçmişin sadece görünür gerçeklerinden bir gerçek olarak yanından geçilip gidilenlerden olursun...