İstek, beklenti ve arzumuz..

Osman Korkmaz 08 Mart 2020 Pazar, 06:00

Söylenecek veya büyük harflerle yazılacak bir şeyler kalmadı artık!

Velhasıl;

Sezon sonunda bahtımıza ne çıkarsa razı olmak zorundayız.

Ya da zorunda mıyız?

Ne dersiniz?

Uç noktada güzel şeyler hayal edelim.

Mesela 'Süper'i düşünelim.

İstek, beklenti ve arzumuz ait olduğumuz lige direk olarak çıkmak ve bu yaşadığımız kabusun bir an önce bitmesi.

Ama!

Ama'sıı!

Baktık olmuyor;

O zaman kent olarak topyekün kenetlenerek yeni sezona gecikmeli olsa da merhaba demeliyiz.

Zira;

Hepimiz yorulduk, sıkıldık ve fazlasıyla yıprandık!

Zaten bu saatten sonra çok iyi futbol oynamaya da gerek yok.

Kalan maçların hepsinde kötü oynayalım ama 1-0 biz kazanalım!

Çünkü!

Puan kaybetme kredimizi çoktan tükettik!

Rahat geçer dediğimiz tüm maçlarda hayal kırıklıklarına uğradık.

Özellikle Eskişehirspor, Altay ve Ümraniyespor maçlarında avuçlarımızın arasından kayıp giden kazanamama acısı hepimize çok koydu.

Bunlar yetmiyormuş gibi;

Ligin çaylak hakemlerinin akıl almaz hataları, tuhaf ve bir o kadar da gereksiz görülen kırmızı kart ihlalleri ve bunlara disiplin kurulu tarafından açıklanan uzun süreli oynamama kararları da epey canımızı sıktı.

Başkan Mesut Mestan birkaç gün önce futbolun saha içinde oynanması gerektiğini ima ederek farklı bir çıkış yaptı. Keza İstanbulspor maçı öncesi teknik direktör İbrahim Üzülmez düzenlenen son basın toplantısında aklına gelen herkese sitem etti.

Bunlar size de çok ilginç gelmedi mi?

Sert söylemlerle gündeme gelen bir başkan ve hemen hemen her hafta bir nedenden dolayı canı yanan bir teknik patron!

Ortada öfke dili var!

Yani!

Bakalım bu işin sonu nereye varacak.

Yazının en başında da belirttiğim gibi bu sezonda bizleri bekleyen bahtımıza razı mı olacağız.

Acaba?