Yine düştük bir sanal gündeme

Onur Kızılkaya 23 Ekim 2019 Çarşamba, 07:00

Tam hayatımızdan çıkaracağız derken, bir bakıyorsunuz yine bir anda gözümüzün önünde beliriveriyorlar...

Kimler mi?

Magazin figürlerinden bahsediyorum.

Dün Acun Ilıcalı kendi televizyon kanalında katıldığı bir programda, canlı yayında telefonundan bir video izletiyordu.

Tam o sırada eski eşi Şeyma Subaşı'dan mesaj geldi.

Ve...

Ekranda bir anda şu yazı belirdi: "Acun selam, ne zaman görüşebiliriz? Tarihleri konuşmamız lazım Miami Oteli ve parayla ilgili biriyle konuşacağım."

Gelen mesaj sonrası Acun Ilıcalı'nın duruma şaşırmaması ise dikkat çekti.

***

Olayın muhatapları, popüler medya patronu Acun Ilıcalı ile sosyal medya fenomeni Şeyma Subaşı olunca, konu bir anda sosyal medyada gündemin zirvesine yerleşti.

Gün boyunca, yapılan yorumların, mizahın ardı arkası kesilmedi.

Yetmedi...

Tüm yazılı ve görsel basın da bu durumu flaş haber olarak verdi.

Yani, memleket olarak yaşadığımız onca hayati konuyu bir kenara bırakıp, boşanmış bir çiftin 'maddi' diyaloğuna odaklandık.

***

Bizi neden ilgilendirdiği bilinmez fakat başkalarının hayatlarına göz atmaya bayılıyoruz.

Kim nerede ne yiyor, ne giymiş, kiminle görülmüş vb...

Evet... Sizi, kendimi, hepimizi eleştiriyorum!

Sorunlarımızı unutmak için, antidepresan görevi gören maganzinsel konulara öyle bir dalıyoruz ki, gözlerimiz adeta kör, kulaklarımız sağır oluyor.

Oysa ki...

Diğer tarafta kadınlar öldürülüyor, çocuklar tacize uğruyor... Umurumuzda gibi yapıp kafamızı çeviriyoruz.

İslam coğrafyası ateş çemberi, haksızlık, zulüm kol geziyor... 'Ah'lar 'vah'larla geçiştiriyoruz.

Türk gençliği popüler kültürün girdabında kayboluyor... Laf söylesem de dinlemez deyip çocuklarımızı umursamıyoruz.

***

Demem şu ki...

Artık kendimize bakmalıyız.

Gerçek sorunlarımıza çözüm üretmeye, buna karşı bir duruş sergilemeye odaklanıp sanal dünyanın yalan konularından uzaklaşmalıyız.

Unutmayın ki, çoğunlukları değiştiren doğru ve dik duran azınlıklardır!

Siz önce kendinizde bir değişim yapın, bir şeyleri düzeltmek için adım atın;

Dönüp baktığınızda gerinizde kimse yoksa eğer, arkanızdan gelmeyen insan yığınları utansın...