Yaşasın Türk polisi!

Onur Kızılkaya 14 Nisan 2019 Pazar, 06:52

Evlerimizde huzur içerisinde yaşıyorsak, sokaklarda güvenli bir şekilde dolaşıyorsak, bu durumu borçlu olduğumuz bazı kişiler olduğunun da farkına varmalıyız.

İşte bu sebepten...

Her yıl 8-14 Nisan tarihi arasında Polis Haftası kutlarız.

Emniyet teşkilatımız bu yıl 174'üncü yaşını kutladı.

Polis Haftası'nın neden bu tarihler arasında kutlandığına bakacak olursak;

Osmanlı Devleti 10 Nisan 1845'te Polis Nizamnamesi ile modern polis teşkilatını kurmuştur.Daha sonra ise 1909 yılına kadar Zaptiye Nezareti devam etmiştir. Cumhuriyet'in kurulmasıyla birlikte 19 Mayıs 1930 tarihinden itibaren de polis teşkilatı Emniyet Genel Müdürlüğü ismini almıştır.

xxx

Türk polisinin 174'üncü yıl dönümü, geçen yıllarda olduğu gibi bu yıl da coşku içerisinde kutlandı.

Yurdun dört bir yanında düzenlenen törenlerde, emniyet mensupları ve vatandaşlar bu önemli haftanın heyecanını birlikte yaşadılar.

Emniyet birimleri tarafından dezavantajlı gruplarla, çocuk ve yaşlılara yönelik etkinlikler düzenlenerek, polis teşkilatı-halk kaynaşması bir kez daha sağlandı.

Bu arada...

Son dönemlerde Polis Haftası'nda vatandaşlardan da ilginç jestler geliyor.

Şehrin belli noktalarında toplanan vatandaşlar, polisi arayarak bir olay varmış gibi ihbarda bulunuyor. Daha sonra olay yerine gelen polis ekipleri de çiçeklerle karşılanıp onore ediliyor.

Merak ediyorum...

Acaba dünyanın başka bir ülkesinde polisini askerini kutsalı olarak gören başka milletler var mıdır?

Mesela bir Fransız hiç polisini alnından öpmüş müdür?

Veya bir Rus, askerinin gözyaşlarını silmiş midir?

Ya da bir Alman, parası olmasına rağmen bir askerine gönlünden geçtiği için yemek ısmarlamış mıdır?

Demem şu ki...

Ülkenin tüm güvenlik güçlerine gösterilen saygı ve sevgi, bizlerin sonradan gördüğü değil, doğumundan itibaren bildiği değer yargısıdır.

Tabi içimizdeki bazı alçaklar hariç.

Onlar da güçlü Türk polisinden ve kahraman Mehmetçik'ten kaçamadıkları için kinlerini her zaman taze tutuyorlar.

Bu mücadelede bize düşen ise...

Dezenformasyon ve yalan haberlere itibar etmeden, tüm güvenlik güçlerimizin arkasında durmaktır.