Tüm dünyanın acısını hissediyorum

Onur Kızılkaya 09 Eylül 2018 Pazar, 07:37

Bir olay karşısında durduğumuz yer, bizim vicdanımızın saydamlığını belirler. Saydamlık veya bir olay olduğunda o olay için nasıl bir tavır takınıyoruz. Bu bizim hem merhamet hem de iyilik kavramının nasıl ele aldığımızı belirler.

Şu bir gerçek ki insanların ortak acısı, ortak merhameti ve ortak bir etik yargısı yoktur. Örnek verecek olursak; sokakta öldürülen veya insanlarca kullanıldığı gibi kullanırsak, telef edilen köpekler bizim için çok acı verici olsa da bazı dünya insanları için sadece bir yemek, bazıları için hayvanlar av, bazıları için ise sirklerde eğlence için vardır.

Değer yargıları ve birbirinde ayrılabilir. Fakat ortak bir vicdan ve saydam içi görülebilir bir merhamet gerekiyor. İnsanların dünyada işledikleri o kadar çok cinayet var ki! Bana 'sen dünyaya çok farklı  bakıyorsun' diyorlar. Ya ne yapmalıyım Amerika'da ölen bir insan için de üzülüyorum, Çin'de telef ettirilen bir köpek, kedi ve ölen bir Çinli çocuk için de üzülüyorum.

İnsanların acıları ortak olmalı, herkes benim vicdanım rahat diyerek tüm olaylardan sıyrılabiliyor. Peki ya öbür insanlar? Biz tüm dünyayı içine alacak bir iyilik, bir hukuk anlayışına sahip olmalıyız.

Vicdan denince yanı başımızda olan bir olaya tepki gösterip, iki sokak veya başka bir ülkede olan aynı olaya tepki göstermiyorsak; kimse kusura bakmasın biz yalnızca kendimizi kandırıyoruz...

Tüm insanlığın doğumu ve ölümü kadar vicdanın değer yargısı da ortak olmalıdır. Bir ağaca üzülebilmeli, Kanada'da yakılan ormana, Japonya'da depremde hayatını kaybeden insanlara da ağlayabilmelidir.

Etten ve kemikteniz bizi insan yapan vicdanımız ve acıma halimizdir. Dünyada bizim düşmanımız yok, eğer varsa bilin ki biz onları yaratmışızdır. İnsanlara ektiğiniz nefret tohumları ve hep ötekini var eden sözcükleriniz yüzünden düşmanlarımız var.

Tüm insanlıktan, bizim yaşadığımız zaman çerçevesinde ne kadar insan öldürülmüş ise çıkıp o insanlardan özür dilemeliyiz affetmelerini istemeliyiz. Aynı zamanda katliamlar yapan, insanları yakan o katillerden de özür ve bizi bağışlamalarını istemeliyiz. "Kusura bakmayın biz sizi bu hale getirdik biz anneydik, babaydık size nazik olmayı iyi olmayı öğretemedik, size hep savaşçı olmayı öldürmeyi öğrettik bağışlayın" demeliyiz...

Gün, tek bir insanın acısında toplanma günüdür. Tek bir vicdanda sızlanma, tek bir göz yaşında toplanma zamanıdır.