Geminizin kaptanı kim

Necip Cengil 06 Mart 2019 Çarşamba, 06:52

Bütün dünya hayatımıza ait, doğru-yanlış, hayır-şer, iyi-kötü eksenindeki neticeyi Allah'ın Resulü şöyle özetlemiştir: "Sizin hayırlınız insanlığa faydalı olandır."

Bize teslim edilen bir ömrü, bu neticeye yönelik yaşarız veya yaşamayız.

Hayatı bir gemi, bizi o geminin kaptanı gibi düşünelim; gemiyi ya bu rotada yürütürüz veya kuralsız, rotasız götürür, mevcudata zarar verecek şekilde yol alırız.

Gemimizi "faydalı olmak" rotasında yürütmek de, aksini yapmak da bize bağlı fakat yönlendirici, etkileyen, şartlandıran dış etkileri de unutmamak gerekir. Neticede hesabı biz veririz zira herkes kendi gemisinin kaptanıdır.

Sıkıntı şu: Gemimizin kaptanı gerçekten biz miyiz, yoksa dümen başka ellerde mi?

Neden bu soruyu soruyorum? Zira insan ne kadar özgür, ne kadar iyi, ne kadar akıllı olursa olsun, bir toplumda yaşamaktadır ve tek kalması zordur. Arkadaşlıklar geliştirir, birliktelikleri olur, siyasi yapılara girer.

İnsan iyi ve kötüyü tanıyacak, bilinçli bir tavırla bunlardan birini seçecek bir programla yaratılmıştır. İyinin ve kötünün etkilerini, sonuçlarını, nasıl geliştiğini bilecek bir programa sahiptir insan! Bu gerçekliğe rağmen istemediğimiz bir sonuçla karşılaştığımızda "hay aksi şeytan" diye suçlayacak biri de vardır. Demek ki programa virüs bulaşabilmektedir. Attığımız bazı adımlarla, virüs dolu programlara girer ve kendi temi programımızı virüslerin saldırısına açık hale getiririz. Virüs saldırısındaki programın kafası karışır.Yine de kendimizi değil başkasını mesela şeytanı suçlarız. Karar vermemiz gerekir: Gemimizin kaptanı biz miyiz yoksa şeytan mı?

Mesela yol arkadaşları ediniriz. Bu arkadaşlıklar bazen öyle bir hal alır ki, arkadaşlarımız bizim adımıza karar verir, seçim yapar, yönlendirir, rotayı etkiler. Rota bizi kayalıklara götürür, çarpmanın etkisiyle kendimizden geçeriz. Kendimize geldiğimizde, gemide tek başımıza olduğumuzu, arkadaşlarımızın çarpmadan önce indiklerini, bizi kendimizle baş başa bıraktığını anlarız.

Kimi zaman adeta "din gardiyanı" gibi biri ile karşılaşırız; komutlarla rotayı oluşturur, onun dilini kullanmaya başlarız. Doğuştan gelen fıtrat dilimiz gider onun taklidi olan dilin söylemiyle çevremize dokunuruz. Haramı, helali, günahı, imanı, iyi ve kötüyü, hizmeti, cenneti, cehennemi onun söylemiyle dile getirirken, bu söylem bize aitmiş gibi davranırız. Bu söylemle çevremiz şekillenir, söyleme kasırgaya dönüşür, ne var ne yok sile süpürür, dalgalar gemiyi geçilmesi zor sulara ve kayalıklara doğru sürükler, bazen kendimize geliriz, bazen o söylemin sarhoşluğuyla hayatımızı yaşanmaz kılarız.

Bazen bir ideoloji, siyasi veya kültürel gruplara uğrar yolumuz. Bunların da iyi veya kötü rotaları vardır. Faydalı veya zararlı olabilirler. Orada da kendi gemimizin kaptanı olduğumuzu unuttuğumuz, rotayı oraya teslim ettiğimiz zamanlar olur. Düşünmeden, Allah'ın verdiği aklı önemsemeden, tamamen saf ve iyi niyetlerle, bazen de gizli çıkarlarımız gereği rotayı oraya teslim ederiz. Kimi bizi uyutan bir müziğin etkisi gibi, kimi kanımızı dalgalandıran bir etkiyle etkiler. İyi dediklerine iyi, kötü dediklerine kötü deriz. Yap derler yaparız, yapma derler yapmayız. Bu kararlarda gemimizin kaptanı olarak etkisiz eleman gibi davranırız.

Gemi kayalıklara bindirir...

Düştüğümüz her yanlış sonrasında ya başkalarını suçlarız veya kafamızı duvarlara vururuz ya da en kötüsü hayata küseriz... Oysa Allah aklını kullanmayanın pisliğe batacağını öğretmişti. Kararlarımızı kitabın ve resulünün çizgisini gözeterek bizim vermemiz gerekiyordu. Biz yaratılış kodlarımıza göre davranırsak, yol arkadaşlarımız, yolumuzun uğradığı ideoloji, grup veya partiler gemimizin kaptanlığını elimizden alamaz. Hem birlikte iş yaptığımız arkadaşlarımız olur, hem dostluklar geliştiririz, hem de yanlışı görür, düzeltmeye çalışırız, etkisiz kalırsak bile yanlışa ortak olmayız. Hayata küsmez, hep daha iyisi vardır diye gemimizin dümeni bizde, rotamızı belirler, yolumuza devam ederiz. Yanlışta ısrar edenlerin kendi hesaplarını, biz de kendi hesabımızı vereceğimizi bilerek yaşarız.

Gemimizin dümeni bizde olsun. Hiçbir arkadaşlık, birliktelik ve ideolojinin buna mani olmasına fırsat vermeyelim. Birlikte fayda üretmekle, aklımızı ipotek etmek farklı şeyler, bunu bilerek gemimizi yürütelim.