Doymayalım emi...

Nagihan Er 06 Kasım 2019 Çarşamba, 07:00

Şoklardayım. Şoklardayız ülkece. Bir değil, iki değil... Birçok zehirlenme vakasıyla karşı karşıyayız.

Hem de ıspanaktan! Artık kötünün de kötüsünü yaşıyoruz ülkece. En vahim noktadayız. Hiç akıl alıyor mu bir insanın ıspanaktan zehirleneceğini?

Hadi dediler; başka bir ot karışmış oda zehirliymiş. Aynı ıspanağa benziyormuş, ayırt etmek zormuş... İyi de tüm Türkiye'de aynı anda mı karışıyor?

Niye neredeyse her ıspanak yiyen zehirleniyor?

Sonra bunun üstüne bir de ne duydum... Bir aile yediği nardan zehirleniyor, hastaneye kaldırılıyor ve küçük kızları kurtulamıyor ölüyor. Nardan! Nar! Bildiğimiz.

Biz nar yiyemeyeceğiz, ıspanak yiyemeyeceğiz... 'Ay onda da bir şey var mıdır, şu da tehlikeli midir' diye diye ne yiyeceğiz biz?

Ama şu ot karışmış 'mış mış' da o zehirliyormuş... Bu zaten vahimken bir de tarım ilacından zehirlendiler diye bir söylenti, var oda vahimin de vahimi.

Artık Allah'ın verdiği topraktan da bir şeyleri yerken 10 kere düşünecek duruma geldik.

Olmuyor mu acaba neden bir çaba yok? Çok mu zor eski usül yapmak. Artık toprak da mı kabul etmiyor o kadar kimyasaldan sonra? Bu kadar bereketli rahmet, bereket fışkıran toprakların üzerinde yaşıyoruz. Hamdolsun her köşesinden ayrı ayrı nimetler barındıran bir vatanımız var ama gel gör ki kullanacak adam bulmak lazım koca memlekette.

Son bir iki senedir mümkün olduğunca marketten yapmamaya veya paketli bir ürün almamaya daha bir özen gösterir oldum. Hem kendimize, hem de oğlumuza mümkün olduğunca zararın neresinden dönersek kârdır diyerekten dikkat etmeye başladım. Ve gerçekten artık hiçbir şeyin eskisi kadar kolay olmadığını gördüm. Yerli insanlarız biz. Yerimiz yurdumuz köyümüz var hamdolsun. Ve düşünmüştüm ki istediğim her şeye kolay ulaşabilirim. Ama düşündüğüm gibi olmadı.

Tamam halis, hakiki bal bulmakta herkes zorlanıyor bunda hem fikiriz. Ama bir fasulye, nohut gibi temel başlıca gıdaları bulmakta bile çaba sarf etmemiz gerekti. Beni en çok hayrete düşüren şey ise pekmez oldu. Hakikisini glikoz şurup katılmamışını bulamıyoruz. Varsa da kara borsa. Bul bulabilirsen... Hakiki yapan da kendine göre yapıyor satan yok. Satılanlara da biz güvenemiyoruz. Ne kadar düştüğümüzü kirlendiğimizi siz düşünün.

Her şey yalan her şey düzmece her şey sadece göz boyamak için. Dürüst adam bulmak o kadar zorlaştı ki kimseye güvenemez olduk.

Ama yine de şanslı insanlardanım ben. Bu güne kadar çoğu şeyimizi kendimiz yaptık hamdolsun.

Ne reçel, ne salça, ne de tarhana... Temel gıda olarak aklınıza ne gelirse hep kendimiz yaptık. Çabaladık. Hep bunun bilincindeydi annem babam. Ne kadar az dışarıya bağımlı olursan o kadar iyiydi çünkü.

Ve artık gözümüz aydın ne yiyeceğimizi şaşıracak duruma getirdik kendimizi. Çok çabalamıştık bu duruma gelebilmek için! Bu kadar bereketin üstünde olmamıza rağmen bu duruma gelmek takdire şayan gerçekten. Ne diyeyim salaklığımıza doymayalım. Avuç içi kadar toprağa sahip elin adamları da tarımda dünya birincisi ola dursun. Çölün ortasına kendi yaptığı yapay toprakla da İsrail, dünyaya domates tohumu satadursun. Biz de sıraya gire duralım...

Kusura bakmayın da paketli gıdalar daha masum kalmaya başladı. En azından onlar yavaş yavaş öldürüyor.