Dost...

Nagihan Er 30 Kasım 2019 Cumartesi, 07:30

Şu hayatta dostunun olması ne güzel şey. Paha biçilemez şey. Hele ki bu zamanda. Her şey herkes sahteyken senin böyle bir nimete sahip olman ne müthiş bir şey. Kimse dostu geçtim arkadaş onu da geçtim komşu bile bulamazken insanin böyle şükredilesi bir şeye sahip olması ne güzel şey.

İlla kardeş olmak için can olmak için kan bağı olması aynı kanı taşıması gerekmiyormuş insanın.

Bunları yazarken bile şükrediyorum. Bunları yazabilmiş olmaya şükrediyorum. Bu duyguları yaşadığıma şükrediyorum. Herkes sahtelikten fenalıktan güvenememekten yalnız kalmaktan şikayet ederken senin kardeşlerinin olduğu bilmek...

Ne güzel duygu. Çok çevre, çok arkadaş, çok sosyal hayat yanlısı değilim. Yapamadım yani beceremedim. Ne çok arkadaşım oldu ne de çok çevrem... Hep sınırlı. Bazılarında takılı kaldım daha ilerisine gidemedim. Onlarda bulduğumu başka kimsede bulamadım yada bulmak istemedim bana yetti. Çok olmak güzel evet ama her anlamda değil. Bazen insana 3 kişi yetebiliyor.

Öyle bir bağ ki bu uzun süre görüşmesen bile daha dün görüşmüşsün hissi oluşuyor içinde insanın. Dünden devam ediyorsun muhabbete. Herkes her şeyi gözlerinde anlıyor birbirinin. Çünkü arkadaşlıktan çıkıp başka bir boyuta geçmişsinizdir. Herkes birbirinin en ufak mimiğini bile ezberlemiştir. Ne düşünür ne anlatır ne geçirir aklından herkes bilir birbirini. Daha söylemeden içindekini anlar bakışından bir derdi olduğunu. Ne müthiş değil mi. Psikoloğa ihtiyaç duymuyor insan böyle böyle. Yoksa herkesin sinirleri bozuk. Herkes ayrı bir vaka. Bu zamanda herkesin bir akıl hocasına ihtiyacı var o kadar yozlaştık o kadar yıprandık. Neden? Dedim ya başta herkes sahte. Güvenilmez. Normal olarak da bir zaman sonra böyle böyle kafalar gidiyor. İnsan insana muhtaç dır yaradılışımız böyle. Ee sen karşında ihtiyaç duyduğun insanı bulamazsan ne olacak. Yalnızlık sadece Allah'a mahsus biz yalnız duramayız. Ama şimdi herkes yalnız her anlamda. Evet birlikte gibi gözüküyor herkes ama görünüş o birde insanların içine bir girsek...

Bu zamanın hastalığı bencillik. Bu yüzden yalnızlığımız. O kadar benciliz ki insanlığımızı bile sakınır olduk herkesten. Yanımızdakinden bile. Ben niye göstereceğim önce o insan olsun diyecek raddeye geldik.

Bu kadar bozukluğun içinde dost bulmak... Hazine.

En büyük hazineye sahibim diye seviniyorum.

Annemin bile "Senin sinirlerin bozuldu bugünlerde siz kızlarla ne zaman görüşüyorsunuz hadi artık bir rahatlayın da gelin" demişliği var bana.

Görüşünce de "Ne oldu akıttın mı içini rahatladın mı? İyi bu seni bir ay idare eder. İyi sende masrafsızsın psikolog parası istemiyorsun en azından ne güzelmiş bu, siz daha sık görüşün" diye dalga geçmişliği...

Ne güzel işte yığınla para yığacağımıza psikologlara herkes dost olsa birbiriyle.

Ne dert kalacak ne tasa...