Bu muydu mükafatı?

Nagihan Er 12 Şubat 2020 Çarşamba, 06:10

Bas bas bağırdık tüm ülke ayağa kalktı. Olan olduktan biten bittikten giden gittikten sonra aklımız başımıza geldi de hak savunmaya kalktık.

Ne olacak böyle dedik böyle gitmez dedik önüne geçilmesi lazım dedik daha çok sahip çıkmalıyız dedik. Dedik de dedik...

Biz bunları diyene kadar kaç can gitti. Bizim aklımız başımıza gelene kadar ne canlar yandı.

Artık karar vermiştik seyirci kalmayacaktık. Sahip çıkacaktık. Ezdirmeyecektik artık. Ezmeye kalkanlara hadlerini bildirecektik.

Artık Emine'lerin canı yanmayacaktı. Küçücük çocuklar anasız kalmayacaktı. Analarının canice katledilmelerine artık hiç bir çocuk şahit olmayacaktı. Artık kaç yaşında olursak olalım seyirci kalmayacak, izlemek, kayda almak yerine yardım edecektik. Telefona çekmek yerine ne yapabiliyorsak onu yapacaktık.

O telefonla görüntü alan genci bulduk daha 19 yaşındaymış. Gözaltına alındı neden yardım etmediği soruldu. Nasıl durdun da çektin o anları dendi. Neden neden sadece bakabildin dedik. Kızdık köpürdük.

Boş muydu hepsi. Hani yardım etti o gencecik çocuk yeni bir cinayeti önledi. Bir canı kurtardı belki bir çocuğu annesiz kalmaktan kurtardı.

Sonuç?

Bu muydu mükafatı?

Kimseye yardım edemeyecek miyiz?

Cesaretimiz yoktu. Daha önce hep seyirciydik. Şimdi cesaret geldi de üstelik kendi canını da hiçe saymak var. Sırf birinin hayatını kurtarmak için bu mu olacaktı sonu.

Anlamıyorum ne yapmamız lazım.

Öyle yapsan olmuyor böyle yapsan olmuyor.

Onca verilmiş sözler edilmiş laflar boşa mıydı hiç mi oldu? Merak ediyorum.

Asıl buydu yapılması gereken ve yapıldı.

Sonucu bu mu olmalıydı?