Yerli ve milli olabiliriz

Mustafa Dünger 09 Eylül 2018 Pazar, 07:00

Twitter'da henüz perşembe günü yapmış olduğumuz anket gösteriyor ki, günümüzün dörtte birini sosyal medyada geçiriyoruz.

Geriye kalan dörtte birini uykuda geçirdiğimizi varsayarsak, geriye kalan dörtte ikilik kısım; bildirimleri gözlemek ve priz başında beklemek olarak ayrılıyor.

Günümüzde evden dışarı adımımızı atarken ilk önce kontrol ettiğimiz ihtiyaçlarımızın başında telefon ve desteklediği cihazlar(kulaklık, şarj aleti) geliyor. Telefonsuz sokağa çıkmadığımız gibi, cüzdansız sokağa çıkmamız pek çok kez başımıza geliyor.

Telefon insanların 6. duyu organı haline gelmişken, sosyal medyanın biz insanlar için böylesine hayatında hatrı sayılır bir noktada olduğunu göz önünde bulundurarak artık işverenler dahi sosyal medya hesaplarını kontrol etmeden başvuruya cevap vermiyorlar.

Sosyal medyanın hayatımıza böylesine işlediği, hemen her göz önünde kişi ve kurumların önemli bütçelerini sosyal medya danışmanlıklarına ayırdığı bütçeyi göz önüne aldığımızda karşımıza çıkan en büyük tabu ise büyüklerimiz oluyor. Büyüklerimiz hemen her telefonu elimizde gördüğünde laf söylemekten geri durmuyorlar, ancak; büyüklerimizden kardeşlerimize kadar sosyal medya ve interneti doğru kullanmamız gerektiği konusunda eğitim politikalarıyla beslemekle internet üzerindeki bilgi pastasını paylaşabiliriz.

İnternetin bizlere sunduğu faydaların yanı sıra zararları siber dolandırıcılar ve cinsel saldırı içerisinde bulunan "kötü karakterler" değil, aynı zamanda kişiler arasındaki ilişkilerimizi öldürecek noktaya taşıyan bilinçsiz kullanımdır.

Bilinçsiz kullanım karşısında üzerimize düşenleri, gerek uyarıyı kabul etme gerekse de uyarıda bulunma, yerine getirerek olumsuz etkilerini en azına indirmeliyiz. Böylelikle, sosyal ağlarda ve internette boğulan kardeşlerimiz yerlerini internet ile harmanladıkları kültür sayesinde kültürel ve eğitim alanında daha gelişmiş ve amaçladığımız yerli ve milli karakterdeki gençleri yetiştirmiş olacağız.