Vefalı Türk

Mustafa Dünger 15 Nisan 2019 Pazartesi, 06:53

Antalya'da düzenlenen NATO Semineri'ne damgasını vuran Fransız Parlamenter'in sorusu ve Mevlüt Çavuşoğlu'nun konuşmaları olmuştu.

Devlet politikası olarak her fırsatta Ermeni Soykırımı iftirasını gündeme taşıyan ve yetmemiş gibi iftiralarını utanmasızca suratımıza vurmaya çalışan Fransızlara, Mevlüt Çavuşoğlu hakkettikleri cevabı vermiş oldu.

Mevlüt Çavuşoğlu'na kızarak ve nezaketsiz diyerek salonu terkeden Fransız Heyeti, aslında yaptıkları çirkin faaliyetlerin yüzlerine vurulmasından ve kamuoyuna taşınmasından korktuklarını belli etmiş oldular. Zira iftiralar karşısında hakkını savunan Mevlüt Bey'e karşı kendilerini savunmayı bırakın, haksızsın bile diyemeden çekip gittiler.

Eski Türkiye alışkanlığı olan kabul etmek ve iftiralar karşısında susmak artık Yeni Türkiye'de rastladığımız bir durum değil. Öyle gözüküyor ki, pek yakında da rastlamayacağız. Haklıyı ve haksızı ayırt ederek politikalar belirleyen Türkiye'nin yanında durduğunu belirten Cezayir Dışişleri Bakanı, Çavuşoğlu'na da destek telefonu açmış oldu.

Uluslararası arenada dünya mazlumlarının savunucusu hale gelen güzel ülkemiz, yurt içinde kendisine yakışmayan bir çekişmenin içine çekilmeye çalışılıyor.

Bolu Belediye Başkanı mazbatasını alır almaz yaptığı ilk işlerden biri ise Suriyelilerin başına bela olmak oldu. Bu duruma karşılık Ağrı Belediye başkanıSayan, Türk milletinin merhametine vurgu yaparak Bolu'da yaşayan Suriye'li misafir kardeşleri Ağrı'ya, ekmeğini bölüşmeye davet etti.

Öte yandan ise Kılıçdaroğlu seçim öncesinde 'Büyükşehirleri alacağız!' dediğinde spiker dahil gülünmüştü. Ancak netice itibariyle Benim Bursam diyen Alinur Aktaş hariç önemli ölçüde büyükşehirler kazanılamamış durumda. Aynı şekilde İstanbul seçimleri açıklığa kavuşmazsa iç karışıklık çıkabilir diyen Kılıçdaroğlu'na inanmamıştık. Görüyoruz ki Ekrem İmamoğlu ve ekibi aldıkları emir ile ortalığı karıştırmaya şimdiden başlamış durumdalar.

İstanbul'da oynanan önemli maçlara seyirci olarak giderek taraftarları yönlendiriyor ve 'Mazbatamı Ver!' tezahüratları yaptırtıyor.

Henüz seçilir seçilmez hükümetin spora olan etkisinden sporumuzu koruyacağız diyen İmamoğlu ise anlaşılan o ki böyle bir koruma yöntemi seçmiş durumda.