İnsanlıkta yaşa takılanlar (İYT)

Mustafa Dünger 11 Şubat 2019 Pazartesi, 07:19

Türkiye bulunduğu konum itibariyle her dönemde çeşitli baskı ve saldırılara maruz kalıyor. Bugünlerde gündemimizde olan da ekonomik saldırılardır.

15 Temmuz sonrası FETÖ ajanlarının ülkemiz bürokrasisinden temizlenmeye başlamasıyla birlikte gelişmesine hız kazanan teknolojik dönüşüm ve diplomatik ilişkiler çeşitli dış baskılarla engellenmeye çalışılıyor.

Rahip Brunson, Suriye operasyonları ve en son Irak'ın Kuzeyi operasyonlarıyla "klavye delikanlısı" olan Başkan tarafından tehdit edilmeye devam ediyoruz.

Ülke olarak iç piyasamızdaki ahlakı ve çalışkanlığı sağlayabildiğimiz takdirde dış güçlerden gelen ekonomik baskılara olan direncimiz daha yüksek olacak. Pazarcıdan oldukça ucuza alınan sebze ve meyvelerin aracılar vesilesiyle evimize yüksek fiyatlara girmesi en güncel örnek olarak verilebilir.

(Belli ihracat kollarında devlet toptancıya destek sağladığı halde toptancılar çiftçiye ödeme konusunda cimrilik yapıyor)

Bir diğer önemli örneği ise, emeklilikte yaşa takılan henüz 50 yaşına gelmemiş vatandaşlarımızın başını çektiği "devlet bana bakmıyor" kitlesi.

Hafızasında 2000 sonrası yer edinen biz gençlerin eski günlerin anlatıldığı "Seksenler" dizisinden aşina olduğu "memur olsun da rahatlasın" gibi söylemler maalesef hala devam ediyor ve bir an önce emekli olup "devlete katkıda bulunmak istemiyorum"a benzeyen davranışlarla eylemler düzenlemeye başladılar.

Dün ise EYT Derneği adını verdikleri oluşum altında toplanarak da Ankara'ya gittiler.

Ülkemizin kanayan yarası olan ekonomisi maalesef kendi vatandaşları tarafından da baltalanmakta. Eğitimde yapılacak önemli reformlarla birlikte geleceğin mimarı olarak genç beyinlere her şeyden önce ahlaki değerleri öğreterek vatandaş bilinci kazandırılmalı.

Ancak bu gibi ahlaki kazanımlar sonucunda devlet dairesinde memur olup hayatının sonuna kadar rahatça para kazanma fikrinden, "sözde" herkesin tiksindiği yolsuzluk olaylarından, başımıza yıkılan "kaçak yapılardan" gibi başımıza bela olmuş birçok kelimelerden de böylece kurtulmuş olacağız. Eğitimde reformun ilk adımı olan eğiticilerin eğitilmesi neticesinde gerçekleşecek ülkesel kalkınma, dört tarafı dış güçlerle kaplı cennet ülkemiz için hayati önem taşıyor.