Demokrasi değil, zulüm!

Mustafa Dünger 09 Eylül 2019 Pazartesi, 07:30

İstanbul'da yaşananları tam olarak bu cümle ile özetleyebiliriz. Zira, seçilmek bir demokrasi sayılsa da seçenlere ahmakmışçasına davranmak tam bir zulümdür. Bunu 3 ilde atanan kayyumların sebebi bu olduğu gibi, bugünlerde İstanbul'da yaşadıklarımızın ise demokrasiyle yakından bir ilişkisi yoktur. İnsanların yıllardır inanarak oy verdiği ve gözle görülebilecek onlarca hizmette bulunmuş, halk ile anında iletişim kurabilmek amacıyla hizmete aldıkları araçları ise makam aracı ilan etmiş (derin donduruculu kamyon) bir yapı yönetimde bulunuyor.

İstanbul halkı yıllardır gördüğü hizmet anlayışını belli bir fikir çerçevesinde 'cezalandırmış' ve Millet İttifakı adayına şehri emanet etmişti. Ancak, görüyoruz ki, Millet İttifakı Belediye Başkanı bir türlü emanete sahip çıkabilmek adına hizmetlerde bulunmuyor. Aksine, seçmeninin aklıyla oynarcasına söz oyunları peşinde koşarak kendi çalışmayışını gizlemeye çalışmaktadır.

4 yıl İstanbul'da yaşamış ve Cumhurbaşkanımızın sözü ile 'Sevda nedir bilmezken sevdalandığım şehir' sözünü hissetmiş biri olarak rahatlıkla söyleyebilirim ki, İstanbul partiler üstü bir şehirdir ve bu saçma çekişmelere alet edilmemelidir.

Bu demokrasiye yakışmayan ve terör destekleri sebebiyle görevden uzaklaştırılmış, her fırsatta terör üyeleriyle pozlar vermiş şahısları desteklemekten kendi işine odaklanamayan şahıslar için Süleyman Soylu'nun sarf etmiş olduğu, "Buradan söylüyorum: İşini yap, başımızın üzerinde yerin var ama işini yapmanın dışında başka işlerle meşgul olursan pejmürde ederiz. Bu kadar açık ve net" sözlerini çarpıtmak ve dehşet verici algılamak ise maalesef vatansever olduğunu iddia eden bireylere yakışmıyor ve aksine daha vahim bir duruma işaret ediyor.