Bugün çok dalgınım

Mustafa Dünger 11 Mart 2018 Pazar, 05:55

Bugün yine dünden ve evvelinden farklı şeyler olmuyordu. Yine uyanıyor camdan dışarı bakıp havayı sezmeye çalışıyordum.

Güneşin yüzünü apaçık gösterdiği günlerde gözlüklerimi de yanıma alıp hava almaya çıkıyor ama yağmur olduğu zamanlar yerimden kıpırdamıyordum. Tek yaptığım yağmurlu günün kasvetli havasını elimde kahvemle karşılayıp, tüm depresif halimle kitaplara ve bilgisayar oyunlarına gömmek.

Yani, günümü boş yere ve hiçbir anlamı olmayan işlerle harcamak.

Her zamanki gibi twitter'a giriyorum bugün de ama hava o kadar güneşli ve sıcak ki, dışarı çıkıp, olabildiğince renkli giyinip içimin şenliğini dışıma vurma çabasını da besliyorum bir tarafımda.

Twitter'da olduğumu yeniden fark ediyorum, çünkü; çok dalgınım. Sürekli gıybetten şişmiş instagram keşfetlerinde dolaşmaktan vakit buldukça kimin nerede nasıl fotoğraflar paylaştığını gözlüyorum. Yeniden fark ediyorum, dalgınlığımı.

Tweetleri sırasıyla okuyorum ve beni en neşelendiren haber Afrin'de öldürülen terörist sayısı iki bin bilmem kaç... İçimdeki sevinç katlanarak büyüyor ve dayanılmaz bir coşkunluğa ulaşıyor, dışarı bakıyorum güneş yerini bulutlara ve yağmura bırakmış.

Dışarı çıkmaktan vazgeçiyorum artık. Çünkü yağmur yağıyor ve üzerim ıslanacak ya da koruyucu eşyaları fazladan elimde taşıyıp ağırlık yapacağım.

Üzülüyorum gezemediğim için ve Afrin'deki öldürülen hainleri düşünüp mutluluğumu arttırıyorum. Hain bombalama videolarını izleyip daha da keyifleniyorum.

Yeniden dışarı bakıyorum, sağanak yağış. Dışarı çıkmıyorum ıslanmamak için ama bir türlü bu yağmurda, karda, kışın dayanılmaz soğuğunda sabah akşam savaşan, ter döken ve güle güle kan döken yiğitleri düşünmüyorum.

Herkes gibi, ben de kendimi düşünüyorum sadece. Dalgınlığım geliyor bir kez daha aklıma.

Hiçbir şey yapmazkenki bu hassasiyetlerim geliyor, karda kışta kara soğukta vatan uğruna ailesini geri bırakanlar geliyor, "istikamet kızıl elma" diyen kahramanı izleyip günlerce lafını edip şehit haberlerini 10 saniyede unutuyor oluşumuz geliyor..

Medya aracılığıyla edindiğimiz akıl almaz uyur gezerliğimiz geliyor aklıma.