"Kendim yapmama yardım et"

Meltem Sungurlu 09 Şubat 2020 Pazar, 07:30

Çocuklarımız bizlerin kıymetlileridir. Her anne-baba çocuğunun dünyaya gelmesiyle hayatlarında köklü ve istendik değişimler meydana getiriyor. Çocuklarımızın eğitim ve öğretimine çok önem veriyoruz. Günümüzde bazı eğitim felsefeleri çok ilgi görüyor. Bunlardan biri Montessori Felsefesi. Ünlü pedagog MONTESSORİ'nin felsefesine göre çocuk yetiştirmek çocuklarımızı robotlaştıran eğitim sisteminden ve kuralcılıktan sırıyıp onları sorgulamaya, araştırmaya yönlendiren, keşfeden, üreten bireyler olmalarına fırsat tanıyan ortamlar sağlamakla mümkün oluyor. Çok kural ve çok uzmanlık isteyen eğitim değil. Çok profesyonel eğitim sevdası çocuklarımızı ruhsuzlaştırdı. Hiçbir şeyden memnun kalmayan, iletişim kurmayan, odalarından çıkmayan bireyler haline getirdi. Bir çocuğun doğal ortamında yetiştirilmesi onları özgün kılacaktır. Çocuklarımızın kurabiye hamuruna şekil vermesine, döke saça bulaşık yıkamasına veya uygun materyallerle sebze doğramasına vb. izin vererek hayatın içinde hayatı öğretelim.

Nedir MONTESSORİ EĞİTİMİ?

Montessori felsefesi temel olarak çocuğun ileride olacağı kişiyi, potansiyel olarak içinde taşıdığı düşüncesine dayanır. Çocuğun bu potansiyele ulaşması için alan ve özgürlüğe ihtiyacı vardır. Bu anlamda özgürlük; düzen ve özdisiplin çerçevesinde gerçekleşir. Montessori Yöntemi; çocuklara araştırma, deneme, hata yapma ve hatalarını kendi kendilerine düzeltmeleri için fırsatlar tanır.

  • Ebeveyn/Öğretmen burada pasif bir rehber görevi görür. Çocuğu yönlendirmek değil, izleyerek gelişimini anlamak, uygun materyalleri sunarak desteklemek durumundadır.

"Kendim yapmama yardım et."

Çocuklar hep kendim yapacağım der ve bazen bizler olmaz kırılır, olmaz dökülür düşüncesiyle engelleriz. Halbuki çocukların kendi kendine yetebilmesini, bağımsızlığını, eleştirel düşünmesini desteklemek için onları özgür bırakmalıyız, özgürlük derken yanlarında olarak onları izlemeliyiz

Örneğin yemek zamanı, bebeklerin kendi kendilerine yapabilmelerinde gerekli olan ince motor becerilerini, koordinasyonunu ve duyusal becerilerini geliştirmek için önemli fırsatlar sağlar. Bu küçük bir adım gibi görünse de, bebek için çok büyük bir başarıdır.6 ay sonrasında bebeklerin kendi kendilerine yemelerine fırsat tanımalıyız. Çocuğunuza küçük bir kaşık, küçük bir kase ve meyve ya da sebze püresi ile kendi kendine beslenme derslerine başlayabilirsiniz. Ayrıca buharda pişmiş sebzeler ile elleriyle yemelerine izin vererek başlamak da bir alternatiftir. Yine 9 ay sonrası mutfak materyalleri ve sebzelerle oyun alanı oluşturabiliriz.

Günlük yaşam etkinliklerinin tekrarlanmasıyla, çocuklar kendi dünyalarına aktif olarak katkıda bulunur, kaba ve ince motor becerilerini geliştirir, problem çözmeyi etkili bir şekilde öğrenir ve güçlü bir benlik duygusu oluşturabilirler. Çocuğun duyarlılık dönemlerine göre aktivite ve iletişimde farklılık olacaktır.

Örnek Pratik Yaşam Etkinlikleri                                                   
 

Ön Egzersizler
• Sandalyeye oturup kalkma
• Tepsi taşıma
• Kitap sayfalarını çevirme
• Kaşık kullanma
• Aktarma etkinlikleri

Özbakım
• El yıkama
• Kıyafetlerini çıkarma ve giyme
• Ayakkabı silme, bağlama
• Saçlarını tarama
• Aperatif yiyecek hazırlama

Çevre Bakımı
• Sehpa tozu alma
• Oda süpürme
• Çiçek bakımı
• Yatak toplama
• Masa düzeni oluşturma

Nezaket
• Tebrik, teşekkür etme
• Özür dileme
• Rica etme
• Misafir karşılama

Hareket Kontrolü
• Çizgi hattında yürüme
• Kaşıkla bir yerden başka bir yere top taşıma