Ergenlik denizindeki dalgalanmalar

Meltem Sungurlu 03 Kasım 2019 Pazar, 07:00

Çocukluktan erişkinliğe geçiş dönemi olarak adlandırılan ergenlik aslında çocukların sağlıklı olduğunun bir göstergesidir. Ergenlik her çocukta kendine özeldir ve her çocuk farklı zamanlarda ergenliğe girebilir. Genel olarak 13-22 yaşlar arasını kapsayan bir gelişim dönemidir.

ERGEN içe kapalıdır, aşırı duygusaldır, içinde yoğun öfke vardır, isyancıdır, arkadaşlığa çok önem verir, güvensizlik hisseder, huzursuzluk hisseder, yalnız kalmak ister, çalışmaya karşı isteksizdir, karşı cins ile ilişki kurmak ister, sevilmek ister, umutsuz aşkları vardır, bağımsızlık ister kısacası ERGENLİK duygulardaki yoğun değişim olarak karşımıza çıkar. Bu dönem, ergenin duygusal dünyasında çelişkilerin en fazla yaşandığı dönemdir. Genç sürekli kim olduğunu, neden var olduğunu, amacını, kimlere, neye inanacağını, sorunlar karşısında nasıl tepki vereceğini sorgular. Bir yandan toplum tarafından kabul görmek isterken, diğer yandan da kendinden izler bırakabilmek, kendini topluma kabul ettirmek ister. Bu süreçte ailenin, okulun ve çevrenin gence karşı tutumu çok önemli ve şekillendiricidir.

Ergenlik çağındaki gençlerle ilgili yapılan alan araştırmalarında, ergenlerin duygusal problemlerinin; bulundukları yaş gruplarına, okula devam edip etmemelerine, ailenin geliştirdiği tutumlarına, ergenlerin sahip oldukları bireysel zekalarına ve çevreleri tarafından kabul edilme derecelerine göre değişiklik gösterdiği tespit edilmiştir.

Bu noktada önemli olan ailenin, ergeninin karşısında değil yanında olmasıdır. Aile ergenin duygularının karmaşık olduğunu ve bunun doğal bir süreç olduğunu daima hatırında tutmalıdır. Ve ergenin ailenin onu anladığını düşünmesi, ailesini karşısında olarak görmesini engeller. Anne babaları tarafından fazla kısıtlanan, eleştirilen gençler arkadaş grubunun etkisinde kalabilir ve riskli davranabilirler. Bireyin gelişimini ve psikolojik olarak çevreye uyumunu etkileyen en önemli faktör ailedir. Bireyin aile ortamındaki deneyimleri, ailenin bireye karşı tutumu ve davranışları bireyin gelişimi açısından oldukça önemlidir. Bu nedenle anne babası ile sağlıklı ve doyurucu ilişkileri olan ergenler aile dışındaki çevre ve arkadaşları ile daha kolay ve istendik yönde ilişkiler geliştirebilmektedirler. Onları dinleyin, birlikte vakit geçirin ve onlara güvenin.

Arkadaş grubu tarafından ergenin kabul edilmesi ve akranlarının onunla ilgili olumlu düşünceler beslemesi ergen için oldukça önemlidir. Arkadaş gruplarına ait olma ergenin kendine güveni ve sosyal yaşamda etkin olması açısından önemlidir. Öğretmenlerinin tutumları da ergenlerin kişilik gelişimlerini etkilemektedir. Desteklenen, kabul gören, öğretmeninin kendine inandığını hisseden öğrencinin kendine yönelik tutumu pozitif olmaktadır.

MUTLU GEÇİRİLMİŞ, AİLEYLE İŞBİRLİĞİ HALİYLE GEÇİRİLMİŞ BİR DÖNEM ve ARKADAŞLARI TARAFINDAN KABUL GÖRÜLMÜŞ, ÖĞRETMENLERİ TARAFINDAN DESTEKLENMİŞ BİREYLER BİZİM GELECEĞİMİZDİR.