İğneyi kendine, çuvaldızı başkasına batır

Melike Özüçelik 08 Ekim 2017 Pazar, 09:01

Millet olarak hepimiz siyasetçiler arasındaki çekişmelerle, televizyonlarda sabah akşam yayınlanan; bir milleti toplumsal erozyona sürükleyen, topluma kültürel ve ahlaki değerler açısından hiçbir şey katmayan programlar ve dizilerle meşgul olmaya başladık. Haksız da değildik, önümüze sunulan bunlardı çünkü...

Lakin üzerinde durmamız, tartışmamız, ortak akıl ile hareket ederek çözüm üretmemiz gereken onlarca meselemiz var.

En önemli meselelerden biri ise toplumsal ahlakın çökmüş olması.

Peki ahlak nedir?

Ahlakın genel tanımı şöyledir: Belli bir dönemde, belli insan topluluklarınca benimsenmiş olan, bireylerin birbirleriyle ilişkilerini düzenleyen davranış kurallarıdır.

Bu bakımdan öncelikli olarak bir ahlak türünden bahsedecek olursak 'birey ahlakı'ndan söz etmemiz gerekir. İnsan her şeye önce kendisinden başlamalı. Başkasını eleştirmeden önce kendisini eleştirebilmeli. Ahlaklı bir bireyden beklenilen dürüstlük, samimiyet, adil olmak, sabır ve sükûnet sahibi olmak, alçak gönüllü olmak, fesat olmamak, kötü alışkanlık sahibi olmamak ve daha birçok özellik birey ahlakını ortaya koyar.

Buradan hareketle her birey iyi ile kötü, doğru ile yanlış,  güzel ile çirkin arasındaki ayrımı yapacak seviyeye gelmelidir. Bir milletin geleceği olan gençlere de bu değerleri aşılamalıyız. "Bana dokunmayan yılan bin yaşasın" diyen, bilinçsiz, umursamaz, sorumsuz yığınlar haline dönüşmemeliyiz. Toplumumuzun gelişmesi için birbirine saygı duyan bireyler yetiştirmeliyiz. Bir milletin gelişmesi için insanların sahip olması gereken erdem "ahlak"tır. Güzel ahlak edinmiş bir millet daima saygı görür. İnsanlar arasında sorun yaşamaz, yaşasa da çözümü kolay olur.

İnsanların kötülük, hırsızlık, yalan, adam kayırma, cinsel istismar gibi ahlaksızlıklardan değil; iyilik ve dürüstlükten sevgi ve hoşgörüden bahsetmesi hepimizi mutlu edecektir. Bunların olabilmesi için yaşantımızda ahlaklı davranmaya özen göstermeli, göstermeyenleri, elimizin yettiği dilimizin döndüğü kadar uyarmalıyız.

Bernard Shaw, güzel ahlakın ne kadar önemli olduğunu şu sözüyle tarihe yazmıştır: " Bir milletin ahlakı dişleri gibidir. Çürüdüğü nispette acısını hisseder."

Önce toplumumuzda sonra da devlet kurumlarında ahlaklı ve erdemli bireylerin sayılarının artması temennisiyle...