Toplum seyri

Hüseyin Eren 06 Kasım 2018 Salı, 08:10

   Ön koltukta oturan iki yaşlı adam tanışma ile başladılar konuşmaya; "60'a kadar bir şey yok idi, 60'tan sonra başladı tansiyon şu bu vs..." "Buna şükür kendimizi gezdiriyoruz" kabilinden sürdürdü sözlerini...

   Başka bir gün metrodaki iki kadının konuşmalarının konusu kentsel dönüşüm idi... "Kabul ettirinceye kadar ne vaatlerde bulunuyorlardı müteahhitler; şöyle yaparız böyle yaparız, şu da bizden bu da bizden..." İşi yapmayan, yapamayan kaybolan müteahhitlerden bahsettiler sonrasında.

   Öbürü bize de "Çok yalvardılar biz vermedik, evimiz iyi idi, memnunduk; iyi ki vermemişiz" dedi. Evleri varken dönüşüm için yıkılan, yapılmayan kimi ev sahipleri kiracı oldu.

   Söze karışan başka biri Nilüfer bölgesinde yaşamanın ağırlığından bahsetti, "5 bin lira eve girmeli" dedi bu burada yaşamak için. Ev kiralarının dönüşümden dolayı artması üzerine kaydı sohbet. Oradan tekstile geçti, kriz konuşmadan olur mu?

   Birinci sohbetin konusu sağlık, diğerinin konut ve yaşam üzerine idi. İkisi de gerçeklik üzerine kurulu, kurgulu değil, yapmacık değil, reklama dönük değildi; Hayatın tabii akışı idi...

   Kulak verilse ne gerçeklikler çıkar toplu taşıma araçlarında.

   Yine başka bir gün iki kadın belediye otobüsünde yüksek sesle konuşuyordu; ön taraflarda oturan başka bir kadın onları uyardı. Konuşan kadınlardan biri sesini daha da yükseltti, "Herkes konuşabilir" dedi. Uyaran kadın sesini daha da kibarlaştırarak; "Burası toplu taşıma aracı" deyince nazik uyarıya dayanamayan iki kadın sustular.

   Bu da nezaket dersi!    

   Daha nice ibretlik manzaralar var toplu taşıma araçlarında; adeta toplumun şuur akışı, "twitter"i gibi seyir sergileniyor bu akışta.

   Fatma Barbarasoğlu olsa gerek, bununla ilgili yaşadıkları, karşılaştıkları ile ilgili öykü kitabı yazmıştı.

   Ali Başkan İnegöl'den gelirken metroya binerek gelmişti, iyi de puan almıştı, bilmiyorum sonra onu metroda, otobüste gören oldu mu? Belki de tebdil-i kıyafet geziyordur bilemiyoruz!

   Mahalli seçimler yaklaşıyor, aday adayları yakında poz vermeye başlar, ciplerle halkın arasında dolaşırlar!

   Sahici bilgi isteyen toplu taşıma araçlarını kullanmalı; danışma şirketlerinden, anket firmalarından daha iyi bilgi verir halk tabanı, toplum muhayyilesi, insan nazarları...

  Yanında koruma, fotoğrafçı v.s. olmadan yürümek sokaklarda, akşamüzerleri sıkışık otobüslere, metroya binmek; aynada kendini görmek gibi gerçekçi bir sonuç verir.

  Bilenler biliyordur bu seçim kolay bir seçim olmayacak; bilmeyenler seçim akşamı öğrenecek!